ABD Merkez Bankası (Fed), 2027 yılına ilişkin enflasyon tahminlerini yukarı yönlü güncelledi. Fed'in yayımladığı son ekonomik projeksiyonlara göre, çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonunun 2027 yılında yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu oran, önceki tahmin olan yüzde 2,1'in üzerinde yer alıyor. Karar, ABD ekonomisindeki fiyat baskılarının beklenenden daha kalıcı olabileceğine işaret ederken, yatırımcıların faiz indirimi beklentilerini de zayıflattı.
Yeni Tahminler ve Piyasa Tepkisi
Fed yetkilileri, enflasyonun 2025 yılı sonunda yüzde 2,5, 2026'da yüzde 2,2 ve 2027'de yüzde 2,3 olmasını öngörüyor. Uzun vadeli enflasyon beklentisi ise yüzde 2,0 olarak sabit kaldı. Kararın ardından ABD 10 yıllık tahvil faizleri yükselirken, dolar endeksi değer kazandı. Hisse senedi piyasalarında ise satış baskısı gözlendi. Analistler, Fed'in enflasyonla mücadelede daha şahin bir duruş sergileyebileceğini belirtiyor.
Ekonomik Görünüm ve Faiz Politikası
Fed, politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutarken, bu yıl üç faiz indirimi beklentisini korudu. Ancak 2027 enflasyon tahmininin yukarı çekilmesi, 2025 ve 2026 yıllarındaki indirim miktarının sınırlı kalabileceğine işaret ediyor. Başkan Jerome Powell, enflasyonun hedefe dönüşü konusunda temkinli olunması gerektiğini vurguladı. Enflasyonun yapışkan seyri, Fed'in veri odaklı karar almaya devam edeceğini gösteriyor. ABD işgücü piyasası güçlü seyrederken, tüketici harcamaları da dirençli kalmaya devam ediyor. Bu durum, enflasyonun aşağı yönlü hareketini yavaşlatıyor. Uzmanlar, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki belirsizliklerin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam edebileceğine dikkat çekiyor.
Değerlendirme
Fed'in 2027 yılı enflasyon tahminini yukarı çekmesi, merkez bankasının fiyat istikrarı konusunda ne kadar kararlı olduğunu ve veri odaklı yaklaşımını teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde piyasaların odağında ABD enflasyon verileri ve Fed yetkililerinin söylemleri yer alacak. Küresel ölçekte diğer merkez bankaları da benzer zorluklarla karşı karşıya kalırken, Fed'in kararları gelişmekte olan ülke para birimleri ve sermaye akımları üzerinde belirleyici olacak.