Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi öncülüğünde düzenlenen “Gazze İçin Bilim Kafe” programına ev sahipliği yaptı. “Gazze’de Üniversite Okumak” başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu, öğrencilerin eğitimlerini sürdürme çabaları ve savaşın akademik hayata etkileri kapsamlı şekilde tartışıldı. Programa akademisyenler, öğrenciler ve sivil toplum temsilcileri katıldı.
Gazze’de Yükseköğretim: Altyapı ve İnsan Kaybı
Programda, Gazze’deki üniversitelerin büyük bölümünün altyapılarının tahrip olduğu, laboratuvar, kütüphane ve dersliklerin kullanılamaz hale geldiği belirtildi. Filistin Yükseköğretim Bakanlığı verilerine göre, 2023 Ekim’inden bu yana Gazze’de 30’dan fazla yükseköğretim kurumu doğrudan hedef alındı; bunlardan birçoğu tamamen yıkıldı veya ağır hasar gördü. Öğrenci ve akademisyen kayıplarına ilişkin uluslararası kuruluşların raporları, binlerce öğrencinin eğitim hayatının kesintiye uğradığını ortaya koyuyor.
Etkinlikte söz alan akademisyenler, Gazze’deki üniversitelerin sadece eğitim değil, aynı zamanda bölgede bilimsel üretim ve kültürel hafıza açısından da kritik rol oynadığını vurguladı. İslam Üniversitesi, El-Ezher Üniversitesi Gazze Kampüsü ve El-Aksa Üniversitesi gibi kurumların uğradığı hasar, sadece binaların değil, bir neslin geleceğinin de tehdit altında olduğunu gösteriyor.
“Gazze’de Üniversite Okumak”: Öğrenci Deneyimleri
“Gazze’de Üniversite Okumak” başlıklı oturumda, Gazze’deki öğrencilerin karşılaştığı zorluklar ele alındı. Elektrik ve internet kesintileri, güvenlik sorunları, yerinden edilme ve kaynak yetersizliği nedeniyle öğrencilerin uzaktan eğitime dahi erişmekte zorlandığı ifade edildi. Bazı öğrencilerin komşu ülkelerdeki üniversitelere geçici kayıt yaptırdığı, ancak maddi ve hukuki engellerle karşılaştığı belirtildi.
Programda, Türkiye’deki üniversitelerin Gazze’den gelen öğrencilere yönelik burs ve uyum programları geliştirmesi gerektiği önerildi. Katılımcılar, YÖK ve üniversitelerin iş birliğiyle “misafir öğrenci” statüsünde eğitim imkânlarının artırılabileceğini dile getirdi.
Bilim İletişimi ve Dayanışma Çağrısı
YÖK Bilim İletişimi Ofisi tarafından desteklenen “Bilim Kafe” etkinlikleri, bilimsel konuları toplumla buluşturmayı ve farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Bu özel oturum, Gazze’deki akademik krizin görünürlüğünü artırmayı hedefledi. Konuşmacılar, uluslararası akademik kuruluşlara ve üniversitelere çağrıda bulunarak, Gazze’deki yükseköğretim kurumlarının yeniden inşası için fon ve uzman desteği sağlanması gerektiğini vurguladı.
Etkinlik sonunda, Gazze’deki öğrenciler için dayanışma ağları kurulması, çevrimiçi ders materyallerinin Arapça’ya çevrilmesi ve akademik mentorluk programları oluşturulması gibi somut öneriler paylaşıldı. Katılımcılar, bilim insanlarının ve öğrencilerin sesini duyurmanın, savaş koşullarında dahi eğitim hakkının savunulması açısından hayati olduğunu belirtti.
Gazze’de üniversite eğitimi, yalnızca bireysel bir hak değil, aynı zamanda toplumsal direnç ve yeniden inşa sürecinin temel taşı. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu program, akademik dünyanın sessiz kalmaması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Uluslararası toplumun ve yükseköğretim kurumlarının, Gazze’deki öğrencilerin eğitim hakkını korumak için daha etkin adımlar atması, savaşın yıktığı geleceği yeniden inşa etmenin anahtarı olacak.