Gazeteci Fatih Altaylı'nın geçtiğimiz ay köşesinde yayımladığı 'Ahbap Çavuş' başlıklı yazı, sanatçı Haluk Levent'in gözaltına alınmasının ardından sosyal medyada yeniden gündeme geldi. Altaylı, yazısında Ahbap Derneği ve çevresindeki yapılanmayı eleştirirken, Levent'in gözaltı kararı bu eleştirilerin ne kadar haklı olduğu sorusunu beraberinde getirdi.
Altaylı'nın Yazısı Ne Diyordu?
Fatih Altaylı, 10 Eylül 2024 tarihli yazısında, Ahbap Derneği'nin bazı faaliyetlerinde şeffaflık olmadığını ve derneğin çevresinde oluşan "ahbap çavuş" ilişkilerinin sorgulanması gerektiğini yazmıştı. Altaylı, özellikle kamu kaynaklarının kullanımı ve derneğin bağış toplama yöntemlerine dikkat çekmişti. Yazı o dönemde geniş yankı uyandırmamış, ancak Haluk Levent'in bugün gözaltına alınmasıyla birlikte tekrar ön plana çıktı.
Haluk Levent Gözaltında
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği kurucusu Haluk Levent bu sabah gözaltına alındı. Soruşturmanın detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, Levent'in dernek faaliyetleriyle ilgili usulsüzlük iddialarına yönelik işlem yapıldığı öğrenildi. Levent'in avukatı, müvekkilinin suçsuz olduğunu ve tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu savundu.
Gözaltı kararı, özellikle sosyal medyada büyük tartışmalara yol açtı. CHP'li bazı isimler, operasyonun siyasi motivasyonlu olduğunu öne sürerken, iktidara yakın çevreler ise hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı. Fatih Altaylı'nın yazısı da bu tartışmaların merkezinde yer aldı. Altaylı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Günler önce yazdıklarımın bir kez daha doğrulandığını görmek üzücü. Umarım adalet yerini bulur," ifadelerini kullandı.
Ahbap Derneği Tartışmaları
Ahbap Derneği, 2017 yılında Haluk Levent tarafından kurulan ve deprem gibi afetlerde yardım faaliyetleriyle tanınan bir sivil toplum kuruluşu. Dernek, özellikle 2023 Kahramanmaraş depremlerinde gösterdiği hızlı müdahaleyle büyük takdir toplamış, ancak zaman zaman mali şeffaflık konusunda eleştiriler almıştı. Altaylı'nın yazısı, bu eleştirilerin en dikkat çekici örneklerinden biriydi. Yazıda, derneğin kamuoyuna açıkladığı bağış miktarları ile harcama kalemleri arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekilmişti.
Gözaltı operasyonu, Ahbap Derneği'nin geleceği konusunda belirsizlik yaratırken, Levent'in yedi günlük gözaltı süresi boyunca ifadesinin alınacağı ve ardından serbest bırakılıp bırakılmayacağının netleşeceği belirtiliyor. Bu gelişme, Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının denetimi ve kamu yararına çalışan derneklerin bağımsızlığı konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirdi.