Ankara'nın Polatlı ilçesinde, ev sahibinin tahliye ve elektrik kesme tehditleriyle karşılaşan bir kiracı, emsal kira bedelinin üzerinde ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek açtığı davada, ödediği fazla bedelin iadesini kazandı. Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi, kira sözleşmesindeki bedelin fahiş olduğuna hükmederek, kiracının ödediği fazla kira bedelinin iadesine karar verdi. Bu karar, Türkiye'de artan kira fiyatları karşısında kiracıların hak arama sürecinde emsal niteliği taşıyacak.
Dava süreci
Kiracı A.Y., oturduğu konutun kirasının piyasanın çok üzerinde olduğunu ve ev sahibi tarafından sürekli olarak tahliye edilmekle tehdit edildiğini, elektriklerinin kesileceğinin söylendiğini belirterek, 2023 yılında Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. A.Y., dava dilekçesinde, aynı bölgedeki benzer dairelerin kiralarının ortalama 5.000 TL olduğunu, kendisinin ise 12.000 TL kira ödediğini ifade etti. Ev sahibinin baskısı nedeniyle bu yüksek bedeli kabul etmek zorunda kaldığını vurgulayan A.Y., fazla ödenen kira bedellerinin iadesini talep etti.
Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda, kiranın emsallere göre yüksek olduğuna hükmetti. Bilirkişi, bölgedeki benzer özellikteki konutların ortalama kira bedelinin 5.500 TL ile 6.500 TL arasında olduğunu, beyan edilen 12.000 TL kiranın fahiş olduğunu raporladı. Mahkeme, bu raporu dikkate alarak, kiracının ödediği fazla kira bedellerinin iadesine ve aylık kiranın emsal değere çekilmesine karar verdi. Ayrıca, ev sahibinin tehdit ve tahliye baskıları nedeniyle kiracının zarara uğradığına hükmedilerek, manevi tazminat talebinin de kısmen kabulüne karar verildi.
Emsal kararın önemi
Bu karar, Türkiye'de özellikle büyük şehirlerde yaşanan kira artışları ve ev sahibi-kiracı arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde önemli bir emsal teşkil ediyor. Hukukçular, kararın, kira sözleşmelerinde fahiş bedel ödeyen kiracıların haklarını koruyacağını belirtiyor. Avukatlar, kiracıların ödemek zorunda kaldıkları kira bedeli emsallerin üzerindeyse, dava açarak fazla ödedikleri tutarları geri alabileceklerini ifade ediyor.
Özellikle son yıllarda artan konut fiyatları ve kiralar, kiracıların aleyhine bir tablo oluşturmuş durumda. Ev sahipleri, yüksek kira talepleriyle kiracıları zor durumda bırakırken, mahkemelerin bu tür kararları kiracıların lehine bir denge unsuru olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, bu tür davaların uzun ve yıpratıcı olabileceği konusunda uyarıyor.
Bağlam ve değerlendirme
Türkiye'de kira hukuku, 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun çerçevesinde düzenlenmektedir. Kira bedelinin tespiti, emsal kiralar dikkate alınarak yapılmaktadır. Fahiş kira bedeli ödeyen kiracılar, bu bedellerin indirilmesi ve fazladan ödenen tutarların iadesi için dava açabilmektedir. Bu karar, kiracıların mağduriyetlerinin giderilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ancak, bu kararın tek başına yeterli olmadığı da belirtiliyor. Kira artışlarının önüne geçmek için daha kapsamlı yasal düzenlemeler gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, Türkiye'de kira bedellerindeki artışın, enflasyon ve konut arzındaki yetersizlik gibi faktörlerden kaynaklandığını, bu sorunun çözümü için uzun vadeli konut politikalarına ihtiyaç olduğunu dile getiriyor.