6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar gören ve yıkılan Ezgi Apartmanı'na ilişkin davada, sanık avukatlarının talebi üzerine mahkeme heyetinin verdiği tahliye kararı, depremzedelerin büyük tepkisini çekti. Depremde yakınlarını kaybeden aileler, kararı "ödül gibi ceza" olarak nitelendirerek, adaletin tecelli etmediğini savundu. Depremzedeler, evlatlarını ve torununu kaybeden Nurgül Göksu'ya destek vererek, "35 canın hesabı sorulana kadar susmayacağız" mesajını yineledi.
Tahliye Kararına Tepkiler: "Adalet Duygumuzu da mı Gömelim?"
Depremzede aileler, Ezgi Apartmanı davasında verilen tahliye kararını protesto etmek amacıyla adliye önünde bir araya geldi. Ellerinde taşıdıkları dövizlerle kararı kınayan grup, "Adalet duygumuzu da mı gömelim?" sloganı attı. Aileler, depremde hayatını kaybeden 35 kişinin sorumlularının cezalandırılmasını talep ediyor. Kararın ardından açıklama yapan depremzedeler, "Biz evlatlarımızı, torunlarımızı toprağa verdik. Şimdi ise sorumluların tahliye edilmesini izliyoruz. Bu karar, yaralarımızı daha da derinleştirdi" ifadelerini kullandı.
Davanın görüldüğü mahkemede, sanık avukatlarının tahliye talebini kabul eden heyet, gerekçe olarak sanıkların tutuklulukta geçirdiği süreyi ve delil durumunu gösterdi. Ancak depremzedeler, bu gerekçeyi inandırıcı bulmayarak, "Depremde ihmal ve kusuru olanların serbest bırakılması, toplum vicdanını yaralıyor" dedi. Aileler, karara itiraz edeceklerini ve konuyu yargı yolunun yanı sıra kamuoyu nezdinde de takip edeceklerini belirtti.
Nurgül Göksu'nun Mücadelesi ve Dayanışma
Ezgi Apartmanı'nda iki çocuğunu ve bir torununu kaybeden Nurgül Göksu, depremzedelerin sembol isimlerinden biri haline geldi. Göksu, tahliye kararı sonrası yaptığı açıklamada, "Evlatlarımın hesabını sormadan bu dünyadan gitmeyeceğim. Adalet yerini bulana kadar mücadelem sürecek" dedi. Göksu'nun duruşu, diğer depremzedeler tarafından da destekleniyor. Aileler, "Nurgül anne yalnız değil, biz de onunla birlikteyiz. 35 canın hesabı sorulana kadar susmayacağız" sözleriyle dayanışma mesajı verdi.
Depremzedeler, sadece Ezgi Apartmanı davasıyla sınırlı kalmayıp, 6 Şubat depremlerinde yıkılan diğer binalarla ilgili davaları da takip ediyor. Aileler, genel olarak deprem davalarında sanıkların tahliye edilmesinden şikayetçi. "Her duruşmada aynı acıyı yaşıyoruz. Bir yandan kayıplarımızın yasını tutarken, diğer yandan adalet arayışımız sürüyor" diyen depremzedeler, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesi çağrısında bulunuyor.
Hukuki Süreç ve Toplumsal Yansımalar
Ezgi Apartmanı davası, 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan sayısız hukuki mücadeleden biri. Deprem bölgesinde yıkılan binalarla ilgili olarak açılan davalarda, müteahhitler, yapı denetim firmaları ve kamu görevlileri hakkında çeşitli suçlamalar yöneltiliyor. Ancak zaman zaman verilen tahliye kararları, depremzedelerin adalete olan güvenini sarsıyor. Uzmanlar, deprem davalarının uzun sürmesi ve sanıkların tahliye edilmesinin, toplumda infial yarattığını belirtiyor.
Depremzedelerin tepkisi, sadece Ezgi Apartmanı davasıyla sınırlı değil. Türkiye genelinde depremzede aileler, benzer şekilde adalet taleplerini dile getiriyor. Sivil toplum kuruluşları ve barolar, deprem davalarının özel olarak ele alınması ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, deprem yönetmeliklerine uymayan yapıların sorumlularının cezalandırılması için yasal düzenlemelerin yapılması isteniyor.
Öte yandan, iktidar ve muhalefet partileri arasında deprem davalarına ilişkin zaman zaman siyasi tartışmalar da yaşanıyor. Muhalefet, hükümeti depremzedelerin acılarını unutturmakla ve adaleti geciktirmekle suçlarken, hükümet yetkilileri yargının bağımsız olduğunu ve sürecin takip edildiğini savunuyor. Ancak depremzedeler, siyasi tartışmaların gölgesinde adalet arayışlarının yalnız bırakıldığını düşünüyor.
Adalet Arayışında Kararlılık
Ezgi Apartmanı davasındaki tahliye kararı, depremzedelerin adalet mücadelesinde yeni bir dönüm noktası oldu. Aileler, kararın kesinleşmediğini ve itiraz sürecini başlatacaklarını belirterek, mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini açıkladı. "Bizler acımızı dindiremiyoruz ama adalet yerini bulursa belki biraz olsun nefes alırız. Bu yüzden sonuna kadar gideceğiz" diyen depremzedeler, kamuoyunun desteğini bekliyor.
Depremzedelerin bu haklı mücadelesi, toplumun geniş kesimlerinden de destek görüyor. Sosyal medyada ve çeşitli platformlarda yapılan paylaşımlarla, Ezgi Apartmanı davasındaki tahliye kararı protesto ediliyor. Vatandaşlar, depremzedelerin yanında olduklarını ifade ederek, adaletin tecelli etmesi için yetkililere çağrıda bulunuyor. Bu dayanışma, depremzedelerin yalnız olmadıklarını gösteriyor.
Sonuç olarak, 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen süreye rağmen, depremzedelerin adalet arayışı devam ediyor. Ezgi Apartmanı davasındaki tahliye kararı, bu arayışın ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Depremzedeler, kaybettikleri yakınlarının hesabını sormak ve sorumluların cezalandırılmasını sağlamak için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguluyor. Adaletin yerini bulması, sadece depremzedeler için değil, toplumun tüm kesimleri için büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki, deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede, adaletin sağlanması, gelecekte benzer acıların yaşanmaması için de bir güvence oluşturur.