Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'na ilişkin davanın gerekçeli kararını tamamladı. Kararda, sanıkların eylemleri gerçekleştirirken neticenin meydana gelmesini kabullendiklerine ya da 'olursa olsun' saikiyle hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı ifade edildi. Mahkeme, bu tespitle birlikte sanıklar hakkında bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan mahkûmiyet kararı verdi.
Davanın Arka Planı ve İddianame
Ezgi Apartmanı, Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan binlerce yapıdan biriydi. Olay sonrası başlatılan soruşturma kapsamında apartmanın müteahhidi, teknik uygulama sorumlusu ve yapı denetim görevlileri hakkında dava açıldı. İddianamede, binanın yapımında kullanılan malzemelerin standartlara uygun olmadığı, statik hesaplamalarda hatalar yapıldığı ve denetim süreçlerinin gerektiği gibi yürütülmediği öne sürüldü. Savcılık, sanıkların olası bir depremde binanın yıkılacağını öngörebileceklerini ve buna rağmen kusurlu davrandıklarını belirterek, bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan cezalandırılmalarını talep etti.
Mahkemenin Gerekçeli Kararı: 'Olursa Olsun' Saiki Yok
Mahkeme, yargılama sürecinde dinlenen bilirkişi raporlarını, tanık beyanlarını ve sanık savunmalarını değerlendirdi. Kararda, sanıkların eylemlerinin bilinçli taksir kapsamında kaldığı, ancak olası kastın (olursa olsun) oluşmadığı vurgulandı. Mahkeme, 'sanıkların eylemleri gerçekleştirirken neticenin meydana gelmesini kabullendiklerine ya da olursa olsun saikiyle hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı' ifadesine yer verdi. Bu tespit, sanıkların ceza miktarında önemli bir rol oynadı; zira Türk Ceza Kanunu'nda olası kast, bilinçli taksire göre daha ağır cezalar gerektiriyor.
Mahkeme, sanıklardan müteahhit ve teknik uygulama sorumlusunu bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan mahkûm etti. Yapı denetim görevlileri ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Kararda, sanıkların savunmalarında deprem gerçeğini öngörmelerinin beklenemeyeceği yönündeki ifadeleri de dikkate alındı.
Deprem Davalarında Olası Kast Tartışması
6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen birçok davada, sanıkların olası kastla mı yoksa bilinçli taksirle mi hareket ettiği en kritik hukuki tartışma konularından biri oldu. Olası kast, failin eyleminin sonucunu öngörmesine rağmen sonucu kabullenmesi anlamına gelirken; bilinçli taksirde fail, sonucu öngörür ancak istemez, güvenerek hareket eder. Yargıtay içtihatlarına göre, deprem gibi doğal afetlerde yıkılan binalarla ilgili davalarda genellikle bilinçli taksir hükümleri uygulanıyor. Bu durum, ceza sürelerinin daha düşük olmasına yol açıyor.
Ezgi Apartmanı davasında mahkemenin bu yöndeki gerekçesi, depremzede aileler ve kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Karar, benzer davalar için emsal teşkil edebilecek nitelikte. Hukukçular, mahkemenin 'olursa olsun' saikine dair somut delil aramasının, olası kast iddialarının ispat yükünü artırdığını belirtiyor.
Kararın Yansımaları ve Sonraki Süreç
Gerekçeli kararın açıklanmasının ardından sanık avukatlarının istinaf yoluna gitmesi bekleniyor. Depremzede ailelerin avukatları ise kararı temyiz edeceklerini ve olası kastın göz ardı edilmesinin adalet duygusunu zedelediğini dile getiriyor. Türkiye'de deprem davalarında yargı süreçleri halen devam ederken, Ezgi Apartmanı kararı, benzer dosyalardaki mahkemeler için önemli bir referans noktası oluşturacak.
Mahkemenin kararında, sanıkların eylemleri ile netice arasındaki illiyet bağının kesilmediği, ancak manevi unsurun bilinçli taksir düzeyinde kaldığı sonucuna varıldı. Karar, deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye'de, yapı güvenliği ve denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.