6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'na ilişkin dava, 3,5 yıl sonra karara bağlandı. Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, apartmanın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu hakkında çeşitli cezalar verildi. Ancak açıklanan karar, depremzede aileler ve kamuoyu tarafından yetersiz bulunarak tartışma yarattı.
Dava süreci ve verilen cezalar
Ezgi Apartmanı davasında sanıklar hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açılmıştı. Mahkeme, müteahhit ve teknik uygulama sorumlusunu suçlu bularak çeşitli hapis cezalarına çarptırdı. Ancak verilen cezalar, 35 kişinin hayatını kaybettiği bir felaket için düşük bulundu. Aileler, adaletin tam olarak yerine gelmediğini savunarak kararı temyiz edeceklerini açıkladı.
Duruşmaya katılan avukatlar, bilirkişi raporlarında binanın yıkılmasında kullanılan malzeme kalitesizliği, statik hatalar ve denetim eksikliğinin etkili olduğunun tespit edildiğini belirtti. Buna rağmen mahkemenin takdir indirimi uygulaması, tepkilere neden oldu.
Bina neden yıkıldı?
Ezgi Apartmanı, 6 Şubat depremlerinde tamamen çöken yapılardan biriydi. Yapılan incelemelerde, binanın projeye aykırı olarak inşa edildiği, beton kalitesinin düşük olduğu ve donatı yoğunluğunun yetersiz kaldığı ortaya çıktı. Ayrıca zemin etüdünün gerektiği gibi yapılmadığı ve binanın deprem yönetmeliğine uygun olmadığı tespit edildi. Bu bulgular, depremin şiddetinin yanı sıra yapısal ihmalin de faciayı ağırlaştırdığını gösterdi.
Deprem bölgesinde benzer şekilde yıkılan birçok bina için açılan davalarda da benzer sorunlar dile getirildi. Ezgi Apartmanı davası, depremzedeler için sembolik bir önem taşıyordu.
Ailelerin tepkisi ve beklentileri
Karar duruşmasının ardından açıklama yapan aileler, verilen cezaların "bu seviyede kalmayacağına inandıklarını" söyledi. Acılarının dinmediğini belirten yakınlar, adaletin tecelli etmesi için sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladı. Bazı aileler, sanıkların tutuksuz yargılanmasını da eleştirdi.
Depremzede avukatları, kararı istinaf ve temyiz aşamasına taşıyacaklarını, cezaların artırılması için hukuki yollara başvuracaklarını duyurdu.
Türkiye'de deprem davalarının seyri
6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilde binlerce bina yıkıldı ve 50 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Deprem sonrası açılan davalarda müteahhitler, teknik uygulama sorumluları ve denetçiler yargılanıyor. Ancak birçok davada cezaların düşük kalması veya sürecin uzaması, adalet arayışındaki aileleri mağdur ediyor.
Ezgi Apartmanı davası, depremzedelerin hukuk mücadelesinin bir örneği olarak öne çıkıyor. Karar, hem bölgedeki diğer davalar hem de deprem güvenliği konusundaki sorumlulukların sorgulanması açısından emsal teşkil edebilir.
Deprem gerçeğiyle yaşayan Türkiye'de, yapı denetimi ve imar affı gibi konuların yeniden tartışılması gerekiyor. Ezgi Apartmanı davasında verilen cezalar, adaletin sağlanması ve benzer felaketlerin önlenmesi için caydırıcılık unsurunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kamuoyu, bundan sonraki süreçte yargı makamlarının ve siyasi iradenin atacağı adımları yakından takip edecek.