Türkiye, yaz mevsiminin en bunaltıcı günlerine hazırlanıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son değerlendirmelerine göre, halk arasında 'Eyyam-ı Bahur' olarak bilinen aşırı sıcak hava dalgası, önümüzdeki günlerde yurt genelinde etkisini gösterecek. Uzmanlar, özellikle güney ve iç bölgelerde termometrelerin 40 dereceyi aşabileceği konusunda uyarıyor. Peki, Eyyam-ı Bahur nedir, hangi bölgeler risk altında ve alınması gereken önlemler neler? İşte detaylar...
Eyyam-ı Bahur Nedir ve Ne Zaman Yaşanır?
Eyyam-ı Bahur, Arapça kökenli bir ifade olup 'çöl sıcakları' anlamına gelir. Genellikle Temmuz sonu ile Ağustos ortası arasındaki dönemde, özellikle Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde hissedilen, nem oranının düşük olduğu ancak sıcaklığın aşırı yükseldiği bir hava olayıdır. Bu dönemde basınç sistemlerinin değişmesiyle birlikte Kuzey Afrika ve Arap Yarımadası'ndan gelen çöl sıcakları ülkemizi etkisi altına alır. Meteoroloji uzmanları, bu yılki Eyyam-ı Bahur'un geçen yıllara oranla daha etkili olabileceğini belirtiyor.
Uzmanlardan 40 Derece Uyarısı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Dr. Ayşe Yılmaz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Orta Akdeniz, Kuzey Afrika, Suriye ve Irak hattını kapsayan geniş bir yüksek basınç sistemi, Türkiye'yi de etkisi altına alıyor. Özellikle hafta sonundan itibaren sıcaklıklar mevsim normallerinin 5 ila 8 derece üzerine çıkacak. İç Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde sıcaklıkların 40 dereceyi aşması bekleniyor. Ankara'da 38-40, Adana'da 42, Şanlıurfa'da 44 dereceye kadar çıkabilir." Uzmanlar, özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmaması konusunda vatandaşları uyarıyor.
En Riskli Bölgeler ve Alınması Gereken Önlemler
Yapılan değerlendirmelere göre sıcak hava dalgasından en çok etkilenecek bölgeler şunlar:
- Akdeniz Bölgesi (Antalya, Adana, Mersin)
- Güneydoğu Anadolu Bölgesi (Şanlıurfa, Diyarbakır, Gaziantep)
- İç Anadolu Bölgesi (Ankara, Konya, Eskişehir)
- Ege Bölgesi'nin iç kesimleri (Afyon, Uşak, Kütahya)
Uzmanlar, aşırı sıcakların özellikle kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar için ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor. Vatandaşların güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde gölgede kalması, bol sıvı tüketmesi, açık renkli ve hafif giysiler giymesi öneriliyor. Ayrıca, hayvanların ve bitkilerin de bu sıcaklardan olumsuz etkilenmemesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor.
Sıcak Hava Dalgası Ne Zaman Etkisini Kaybedecek?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün tahminlerine göre, bu sıcak hava dalgasının önümüzdeki 10 gün boyunca etkisini sürdürmesi bekleniyor. Uzmanlar, 'Eyyam-ı Bahur' sıcağının genellikle 3-5 gün sürdüğünü ancak bu yıl küresel ısınmanın etkisiyle sürenin uzayabileceğini belirtiyor. Özellikle Ağustos ayının ilk haftasından sonra sıcaklıkların mevsim normallerine dönmesi tahmin ediliyor. Ancak iklim değişikliği nedeniyle bu tür aşırı hava olaylarının daha sık yaşanabileceği de uzmanların dikkat çektiği bir diğer nokta.
Sıcaklardan Korunmanın Yolları
Sağlık Bakanlığı ve AFAD, vatandaşları sıcak çarpmasına karşı uyararak şu tavsiyelerde bulundu:
- Güneş ışınlarının dik olduğu 11.00-16.00 saatlerinde zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalı.
- Dışarıda çalışmak zorunda kalanlar, şapka ve güneş kremi kullanmalı, sık sık gölgeye dinlenmeye çekilmeli.
- Bol su tüketilmeli, ancak çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerden kaçınılmalı.
- Yaşlılar, hamileler ve kronik hastalığı olanlar yakınları tarafından sık sık kontrol edilmeli.
- Evin serin kalması için perdeler gündüz kapalı tutulmalı, gece ise havalandırma sağlanmalı.
Tüm bu uyarılar doğrultusunda vatandaşların, özellikle riskli bölgelerde yaşayanların dikkatli olması gerekiyor. Sıcak hava dalgası sadece insan sağlığını değil, tarım ve hayvancılık faaliyetlerini de olumsuz etkiliyor. Çiftçilere sulama konusunda dikkatli olmaları, hayvan sahiplerine ise hayvanları için yeterli su ve gölgelik alanlar hazırlamaları öneriliyor.
Türkiye, her yaz düzenli olarak bu tür sıcak hava dalgalarıyla karşılaşıyor. Ancak iklim bilimciler, küresel ısınmanın etkisiyle bu dalgaların şiddetinin ve süresinin artabileceği konusunda hemfikir. Bu nedenle, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde iklim değişikliğine uyum sağlayacak önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Vatandaşların da bu süreçte meteorolojik uyarıları takip etmesi ve yetkililerin tavsiyelerine uyması gerekiyor.