Euro Bölgesi'nde özel sektör faaliyetleri mayıs ayında tahminlerden daha az daralarak toparlanma sinyali verdi. S&P Global'in açıkladığı Bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) nisandaki 48,5 seviyesinden 49,5'e yükseldi. Endeksin büyüme ile daralmayı ayıran 50 eşiğinin altında üçüncü ayını kaydetmesine rağmen, yükseliş ekonomideki yavaşlamanın hafiflediğine işaret ediyor. Piyasa beklentileri 49,2 civarındaydı.
İmalat ve hizmet sektörleri ayrıştı
Mayıs ayı PMI verileri, imalat sektöründeki zayıflığın sürdüğünü ancak hizmet sektöründeki toparlanmanın daha belirgin olduğunu ortaya koydu. İmalat PMI 45,5'ten 46,8'e yükselse de hala daralma bölgesinde yer aldı. Hizmet sektörü PMI ise 50,4'ten 51,3'e çıkarak büyüme bölgesinde kalmayı başardı. Bu ayrışma, enflasyon baskısının devam etmesine rağmen hizmet talebinin görece güçlü olduğunu gösteriyor. Almanya ve Fransa gibi büyük ekonomilerde imalat üretimi düşerken, İspanya ve İtalya'da hizmet faaliyetleri canlılığını korudu.
Verilere göre yeni siparişler beş ayın en düşük hızında azalırken, istihdam da ivme kaybetti. Şirketler fiyat artışlarını yavaşlatmayı sürdürürken, girdi maliyetleri enflasyonu son iki yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu durum Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz indirimi için alan açabilir. Analistler, hizmet enflasyonunun hala yüksek olduğuna dikkat çekerken, PMI verilerinin ECB'nin haziran toplantısında faiz indirimine gitme ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor.
Beklentiler ve ECB politikası
Euro Bölgesi ekonomisi, yüksek enflasyon ve sıkı para politikasının etkisiyle yılın ilk çeyreğinde resesyondan kurtulmuş ancak büyüme zayıf kalmıştı. PMI verileri, ikinci çeyrekte de toparlanmanın kırılgan olduğunu gösteriyor. S&P Global'in raporunda, işletme faaliyetlerindeki iyileşmenin büyük ölçüde hizmet sektöründen kaynaklandığı, imalatın ise hâlâ durgun olduğu vurgulandı. Raporda ayrıca enflasyonist baskıların hafiflemesine karşın, ücret artışları ve enerji fiyatlarındaki belirsizlikler nedeniyle fiyatların yukarı yönlü risk taşıdığı ifade edildi.
PMI verileri, ECB'nin faiz indirimine haziran ayında başlayabileceğine dair beklentileri artırdı. Ancak bazı ekonomistler, hizmet enflasyonunun hala hedefin üzerinde seyretmesi nedeniyle ECB'nin temkinli davranacağını öngörüyor. Para piyasaları, yıl sonuna kadar 75 baz puanlık indirim fiyatlarken, PMI verileri bu beklentileri destekledi. Euro, dolar karşısında sınırlı değer kazanırken, borsalar olumlu tepki verdi. Uzmanlar, önümüzdeki aylarda PMI verilerinin 50 eşiğini aşması durumunda ekonominin toparlanma sinyali verebileceğini ancak bunun için talepte kalıcı bir iyileşme gerektiğini belirtiyor.
Sonuç olarak, Euro Bölgesi'nde özel sektör daralması hız kaybetse de büyüme bölgesine geçilebilmesi için henüz erken. ECB'nin faiz politikası ve jeopolitik gelişmeler, önümüzdeki dönemde ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olacak.