Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından yayımlanan yıllık rapora göre, 2025 yılında euronun uluslararası kullanımında ılımlı bir artış kaydedildi. Ancak bu artışa rağmen euro, ABD dolarının küresel finans sistemindeki baskın konumuna yaklaşamadı. Rapor, euronun döviz rezervleri, uluslararası borçlanma ve ticaret faturalamadaki payının sınırlı da olsa yükseldiğini ortaya koyuyor.
Doların rakipsiz liderliği
EB’nin verilerine göre, küresel döviz rezervlerinde doların payı yüzde 58 seviyesinde kalırken, euronun payı yüzde 20’nin biraz üzerine çıktı. Uluslararası borçlanma piyasalarında ise dolar yüzde 65 payla liderliğini sürdürüyor; euro ise yüzde 22’ye ulaştı. Ticaretin faturalanmasında euro bölgesi dışındaki işlemlerde euro kullanım oranı yüzde 18 olarak gerçekleşti.
Euro’nun artan kullanımı, Avrupa’nın ekonomik entegrasyonunun derinleşmesi ve AB’nin ihracatçı ülkelerle yaptığı anlaşmalar sayesinde oldu. Özellikle enerji ticaretinde euronun kullanımının yaygınlaştırılması yönündeki çabalar meyvesini verdi.
Jeopolitik faktörler ve euro
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası AB’nin enerji ithalatını çeşitlendirme ve dolar bağımlılığını azaltma politikaları, euronun küresel rolünü destekledi. Bununla birlikte, Çin ve diğer yükselen piyasaların dolar sistemine alternatif arayışları, euroya da yaramadı çünkü bu ülkeler daha çok kendi para birimleri veya yuan gibi diğer seçeneklere yöneliyor.
ECB Başkanı Christine Lagarde, raporun tanıtımında euronun uluslararası rolünün güçlenmesi için finansal piyasaların derinleştirilmesi ve sermaye piyasaları birliğinin tamamlanması gerektiğini vurguladı. Lagarde, 'Euro, istikrarlı bir rezerv para birimi olarak cazibesini koruyor ancak doların getirdiği ağ, aşılması zor bir engel teşkil ediyor' dedi. Ancak bu sözler, resmi raporun verilerine dayanılarak yapılan yorumlar arasında yer alıyor.
Uzmanlar, euronun gelecekteki rolünün AB’nin jeopolitik ağırlığına, enerji dönüşümünün finansmanındaki başarısına ve dijital euronun kabulüne bağlı olduğunu belirtiyor. Dijital euronun 2026 sonunda kullanıma sunulması planlanıyor.
Sonuç olarak, euro 2025'te mütevazı bir ilerleme kaydetmiş olsa da, doların mutlak hakimiyeti kırılamadı. Euro bölgesinin bu alandaki en büyük zorluğu, dolar likiditesinin derinliği ve ABD’nin ekonomik büyüklüğü karşısında kendi finansal altyapısını daha rekabetçi hale getirmek olacak. ECB, küresel para sisteminde euronun daha fazla ağırlık kazanması için orta vadeli bir yol haritası üzerinde çalışmaya devam ediyor.