Ankara'nın Etimesgut ilçesinde, CHP'li Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu 22 kişi hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmasında, müteahhitlere yönelik şantaj ve rüşvet ağının boyutları ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına giren ses kayıtları, video görüntüleri ve müşteki ifadeleri, belediyenin imar ve ruhsat süreçlerinde müteahhitlere sistematik baskı uygulandığını, rüşvet alındığını gösteriyor. Gözaltına alınıp tutuklanan Beşikçioğlu ve belediye bürokratlarının, inşaat firmalarından para ve menfaat talep ettiği iddiaları gündeme damga vurdu.
Şantaj ve tehdit ağının mekanizması
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında elde edilen deliller, Etimesgut Belediyesi'nde "rüşvet çarkı" olarak nitelendirilen bir yapının işlediğini gösteriyor. Müşteki müteahhitlerin beyanlarına göre, inşaat ruhsatı, iskan ve imar planı değişiklikleri gibi işlemler için belediyenin üst düzey yetkilileri tarafından kendilerinden önce "resmi harç" dışında ödemeler talep edildi. Ödemeyi kabul etmeyen müteahhitlerin ise işlemleri yıllarca sürüncemede bırakıldığı, hatta haklarında yıkım kararı çıkarıldığı iddia edildi. Dosyadaki ses kayıtlarında, belediye başkanı Beşikçioğlu'na ait olduğu öne sürülen bir konuşmada, "Bu işler böyle yürüyor, başka türlü olmaz" ifadeleri yer alıyor. Ayrıca, bazı müteahhitlerin kendilerine "Belediyenin verdiği işi almak istiyorsan, şu kişiye şu kadar ödeyeceksin" şeklinde talimatlar verildiğini anlattığı kaydedildi.
Soruşturmanın seyri ve gözaltılar
Soruşturma, 2024 yılının Kasım ayında başlatılmış ve 2025 yılının ilk aylarında genişletilmişti. Polis ekipleri, 15 Şubat 2025 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla aralarında Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da bulunduğu 34 kişiyi gözaltına aldı. Operasyonda, belediyenin imar müdürlüğü, fen işleri müdürlüğü ve zabıta daire başkanlığında görev yapan çok sayıda bürokratın da bulunduğu belirlendi. Mahkemeye sevk edilen 22 kişi tutuklanırken, 12 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında, belediye başkanının yanı sıra Belediye Başkan Yardımcısı Serdar A., İmar ve Şehircilik Müdürü Mehmet K. ve Zabıta Müdürü Hüseyin Y. de yer alıyor. CHP yönetimi, soruşturmayı yakından takip ettiklerini ve suçun işlendiğinin sabit görülmesi halinde disiplin sürecini başlatacaklarını açıkladı.
Müteahhitlerin ifadeleri ve dijital deliller
Müşteki sıfatıyla ifade veren 12 müteahhit, belediyenin kendilerinden haksız kazanç elde ettiğini belirterek şikayetçi oldu. İfadelerde, bazı müteahhitlerin 500 bin TL ile 2 milyon TL arasında değişen tutarları belediye yetkililerine elden teslim ettiği öne sürüldü. Bir müteahhit, ifadesinde "İnşaatımın iskanını alabilmek için kendilerine 1,5 milyon TL ödedim, ama yine de bir türlü işlemlerimi bitirmediler. Beni oyaladılar" dedi. Dijital materyal incelemesinde, belediye personelinin WhatsApp yazışmalarında rüşvet tutarlarının şifreli bir dille konuşulduğu ve "şeker", "koli", "hediye" gibi kelimelerin kullanıldığı tespit edildi. Ayrıca, imar dosyalarında sahte ekspertiz raporları ve usulsüz işlem tespitleri yapıldığı kaydedildi. Soruşturma savcısı, dosyada güçlü deliller bulunduğunu ve yeni ifadeler alınacağını belirtti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonun tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede Beşikçioğlu ve diğer şüpheliler hakkında "rüşvet almak", "ihaleye fesat karıştırmak", "tehdit" ve "şantaj" suçlarından 15'er yıla kadar hapis istemiyle dava açılmasını talep etti. İddianamenin önümüzdeki haftalarda mahkemece kabul edilmesi beklenirken, yargı sürecinin titizlikle sürdürüleceği vurgulandı.
Bu soruşturma, yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarının sadece bir örneği olarak kayıtlara geçerken, kamuoyunda belediyelerin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiği yönündeki tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Etimesgut'ta yaşanan bu skandal, inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların sıklıkla karşılaştığı bürokratik baskıların ve kayıt dışı ödemelerin ulaştığı boyutları gözler önüne seriyor. Adaletin tecellisi, hem sanıkların cezalandırılması hem de bu tür uygulamaların bir daha yaşanmaması için yapısal önlemlerin alınmasıyla mümkün olacak.