Antalya'nın Kaş ilçesinde 2023 yılında tüplü dalış sırasında hayatını kaybeden Fahriye Başlı'nın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, olayda ihmali bulunduğu iddia edilen dalış eğitmeni hakkında 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Ancak ortaya çıkan bir detay, adalet duygusunu derinden sarstı: Sanık eğitmen, hakkındaki dava sürerken hâlâ aktif olarak dalış eğitmenliği yapmaya devam ediyor. Bu durum, kurban ailesi ve kamuoyunda büyük tepki çekerken, yetkililerin ihmali de gözler önüne seriyor.
Fahriye Başlı'nın Ölümü ve İddianame
Fahriye Başlı, 2023 yılının Temmuz ayında Kaş açıklarında tüplü dalış yaparken yaşamını yitirmişti. Yapılan otopsi ve bilirkişi incelemelerinin ardından hazırlanan iddianamede, dalış eğitmeni M.K.'nin, Fahriye'nin dalış öncesi sağlık kontrolünü yapmadığı, gerekli güvenlik önlemlerini almadığı ve dalış esnasında yeterli denetimi sağlamadığı belirtiliyor. İddianamede, eğitmenin 'taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında M.K. hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış, ancak mesleğini icra etmesine engel bir yasak getirilmemişti. Bu da eğitmenin serbestçe dalış okullarında eğitim vermeye devam etmesine olanak tanıdı.
Tepkiler ve Adalet Arayışı
Fahriye Başlı'nın ailesi, sanığın hâlâ çalışmasını 'cinayet gibi ihmal' olarak nitelendirerek isyan ediyor. Aile avukatı, "Müvekkilimizin kızı, bu eğitmenin ihmali yüzünden öldü. Bu kişinin bir an önce mesleğinden men edilmesi ve yargı önünde hesap vermesi gerekiyor. Aksi takdirde başka canlar da yanabilir" ifadelerini kullandı.
Kamuoyunda da olay büyük yankı uyandırdı. Sosyal medyada #FahriyeİçinAdalet etiketiyle paylaşımlar yapılırken, Türkiye Dalış Federasyonu ve sektör temsilcileri de benzer olayların yaşanmaması için denetimlerin artırılması çağrısında bulundu.
Hukuki Süreç ve Eksiklikler
Uzmanlar, bu tür olaylarda sanıklar hakkında meslekten men kararı verilmemesinin büyük bir eksiklik olduğunu vurguluyor. Ceza hukuku alanında çalışan avukatlar, "Adli kontrol tedbirleri kapsamında 'mesleğini icra etmekten men' kararı verilebilir. Ancak bu kararın uygulanması için savcının talebi ve mahkemenin onayı gerekiyor. Somut olayda bu yolun kullanılmamış olması kabul edilebilir değil" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, Türkiye'de dalış turizmi her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Ancak denetim yetersizliği ve eğitmenlerin gerekli özen göstermemesi nedeniyle bu tür üzücü olaylarla sıkça karşılaşılıyor. Sektör, daha sıkı denetim ve eğitmenlerin periyodik sağlık ve yetkinlik kontrollerinden geçirilmesini talep ediyor.
Sonuç
Fahriye Başlı'nın ölümü, yalnızca bir ailenin acısı değil, aynı zamanda güvenlik önlemlerinin ne kadar yetersiz kaldığının da bir göstergesi. Sanığın hâlâ iş başında olması, adalet sisteminin suç işleyenleri ne kadar hızlı ve etkili biçimde kısıtlayabildiğini sorgulatıyor. Yetkililerin bu dosyaya öncelik vermesi ve sanığın bir an önce mesleğinden men edilmesi; hem ailenin adalet arayışı hem de gelecekte yaşanabilecek benzer trajedilerin önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.