Muğla'nın Fethiye ilçesinde, boşanma sürecindeki eşi Hatice Katrancı'yı pompalı tüfekle ağır yaralayarak iki bacağının diz altından ampute edilmesine yol açan Veli Katrancı'nın yargılanmasına başlandı. Olay, 2023 yılında Fethiye'de meydana geldi. İddiaya göre Veli Katrancı, boşanma aşamasında olduğu eşi Hatice Katrancı'ya pompalı tüfekle ateş etti. Ağır yaralanan kadın, hastaneye kaldırıldı ve yapılan müdahalelere rağmen iki bacağı da diz altından ampute edilmek zorunda kaldı. Olayın ardından tutuklanan sanık Veli Katrancı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanık, ilk duruşmada savunmasını yaparken "Bunların hepsi kendisini sevdiğim için oldu" ifadelerini kullandı.
Olayın Geçtiği Süreç ve Dava
Fethiye'de yaşanan olay, boşanma aşamasındaki çiftin arasındaki anlaşmazlığın şiddete dönüşmesiyle meydana geldi. Veli Katrancı, henüz boşanma davası devam ederken eşi Hatice Katrancı'yı pompalı tüfekle vurdu. Saldırı sonucu ağır yaralanan kadın, Fethiye Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen Hatice Katrancı'nın iki bacağı da diz altından ampute edildi. Hayati tehlikesi bulunan kadın, yoğun bakımda tedavi altına alındı.
Olayın ardından gözaltına alınan Veli Katrancı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda sanık hakkında "tasarlayarak eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. İddianamede, sanığın boşanma aşamasındaki eşine karşı eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği ve olay yerinden kaçmaya çalıştığı belirtildi.
İlk Duruşmada Sanık Savunması
Davanın ilk duruşması Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Veli Katrancı, müşteki Hatice Katrancı'nın avukatları ve taraf yakınları katıldı. Sanık Veli Katrancı, mahkemedeki savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek, "Bunların hepsi kendisini sevdiğim için oldu. Mahkemeniz ne karar verirse razıyım" dedi. Sanığın bu sözleri salonda bulunanlar tarafından şaşkınlıkla karşılandı.
Hatice Katrancı'nın avukatı ise müvekkilinin olaydan sonra büyük bir travma yaşadığını, iki bacağını kaybettiğini ve yaşamının tamamen değiştiğini belirterek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Kadına Yönelik Şiddet ve Sonuçları
Türkiye'de kadına yönelik şiddet, son yıllarda artan bir toplumsal sorun olarak öne çıkıyor. Boşanma aşamasındaki kadınlar, eski eşleri veya partnerleri tarafından şiddete maruz kalma riskiyle karşı karşıya. Uzmanlar, boşanma sürecinde kadınların korunması için etkin önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Bu tür olaylar, yasal düzenlemelerin ve koruma mekanizmalarının yeterliliğini tartışmaya açıyor.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları bulunuyor. Ancak uygulamada yaşanan aksaklıklar, kadınların can güvenliğini tehdit edebiliyor. Hatice Katrancı gibi ağır yaralanma ve sakat kalma vakaları, mevcut sistemin gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Dava Süreci ve Toplumsal Tepkiler
Veli Katrancı'nın yargılandığı dava, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kadın hakları örgütleri, davanın takipçisi olacaklarını ve sanığın en ağır cezayı alması için mücadele edeceklerini açıkladı. Sosyal medyada da birçok kullanıcı, olayın failinin cezasız kalmaması gerektiğini belirterek tepkilerini dile getirdi.
Davanın önümüzdeki duruşmalarında tanıkların dinlenmesi ve delillerin değerlendirilmesi bekleniyor. Mahkeme, sanığın eylemini tasarlayarak mı yoksa anlık bir öfkeyle mi gerçekleştirdiğini tespit edecek. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Veli Katrancı'nın cezası, mahkemenin vereceği karara göre şekillenecek. Hatice Katrancı'nın avukatı, müvekkilinin yaşadığı mağduriyetin tüm boyutlarıyla ortaya konulacağını ve adaletin tecelli edeceğini umut ettiklerini söyledi.
Bu dava, kadına yönelik şiddetin ne denli vahim sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Toplumun her kesiminin bu konuda duyarlı olması ve şiddetin önlenmesi için ortak hareket etmesi gerekiyor. Yargı sürecinin adil bir şekilde sonuçlanması, benzer olayların yaşanmaması adına caydırıcılık açısından büyük önem taşıyor.