Akaryakıt fiyatlarındaki küresel dalgalanmaları ve kur hareketlerini tüketiciye yansıtmamak amacıyla uygulanan eşel mobil sistemi, Resmi Gazete'de yayımlanan kararla bugün itibarıyla son buldu. Karar, akaryakıt ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarlarının güncellenmesine ilişkin usul ve esasları yeniden düzenleyerek, fiyatların piyasa koşullarına göre belirlenmesinin önünü açıyor.
Eşel Mobil Sistemi Nedir?
Eşel mobil sistemi, 2018 yılında akaryakıt fiyatlarındaki aşırı dalgalanmaları kontrol altına almak için hayata geçirilmişti. Sistem, ham petrol fiyatları ve döviz kurundaki değişimleri otomatik olarak ÖTV'ye yansıtarak pompa fiyatlarının sabit kalmasını sağlıyordu. Böylece, uluslararası piyasalarda yaşanan fiyat artışları tüketiciye doğrudan yansıtılmıyor, Hazine bu artışları sübvanse ediyordu. Ancak bu mekanizma, Hazine üzerinde ciddi bir yük oluşturdu ve piyasa dengelerini bozduğu eleştirilerini beraberinde getirdi.
Eşel mobil uygulaması, özellikle 2021 ve 2022 yıllarında küresel enerji krizinin derinleşmesiyle birlikte sürdürülemez hale geldi. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, sistemin uygulandığı dönemde devlet, akaryakıt sübvansiyonları için milyarlarca lira kaynak aktardı. Bu durum, bütçe açığını artırdı ve enflasyonla mücadelede ek zorluklar yarattı.
Resmi Gazete Kararı ve Yeni Dönem
Bugün Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile eşel mobil sistemi resmen yürürlükten kaldırıldı. Kararda, akaryakıt ürünlerine uygulanan ÖTV tutarlarının sabitlendiği ve fiyatların bundan sonra piyasa koşullarına göre belirleneceği belirtildi. Yeni düzenlemeyle birlikte, benzin ve motorin fiyatları, rafineri çıkış fiyatları, döviz kuru ve uluslararası piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak serbestçe dalgalanabilecek.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yetkilileri, yeni sistemin şeffaflık ve öngörülebilirlik sağlayacağını, ayrıca Hazine'nin üzerindeki yükü hafifleteceğini ifade etti. Ancak tüketici dernekleri, fiyat artışlarının hızlanabileceği endişesini dile getiriyor. Özellikle ulaşım sektörü ve lojistik firmaları, artan maliyetlerin nihai ürün fiyatlarına yansıyacağını öngörüyor.
Piyasa Tepkileri ve Beklentiler
Kararın ardından akaryakıt dağıtım şirketleri, fiyat güncellemeleri için hazırlıklara başladı. Sektör temsilcileri, kısa vadede pompa fiyatlarında dalgalanmalar yaşanabileceğini, ancak uzun vadede piyasanın dengeye oturacağını belirtiyor. Uluslararası petrol fiyatlarındaki seyir ve döviz kuru, yeni dönemde fiyatların belirlenmesinde en önemli iki faktör olacak.
Ekonomistler, eşel mobil sisteminin kaldırılmasının enflasyon üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. Bazı uzmanlar, akaryakıt fiyatlarındaki olası artışların taşımacılık maliyetlerini yükselterek genel fiyat seviyesini yukarı çekebileceğini savunuyor. Diğerleri ise sistemin zaten fiilen işlevsiz kaldığını, bu nedenle etkisinin sınırlı olacağını öne sürüyor. Merkez Bankası'nın para politikası duruşu ve maliye politikası ile alınacak ek önlemler, enflasyonun seyri açısından kritik olacak.
Arka Plan: Neden Kaldırıldı?
Eşel mobil sistemi, uzun süredir tartışma konusuydu. Sistemin piyasa mekanizmasını bozduğu, yatırım kararlarını olumsuz etkilediği ve kaynak dağılımını çarpıttığı yönünde eleştiriler vardı. Ayrıca, Hazine'nin artan sübvansiyon yükü, bütçe disiplinini tehdit ediyordu. 2023 yılında yapılan seçimlerin ardından ekonomi yönetiminin değişmesiyle birlikte, piyasa dostu politikalara dönüş sinyalleri güçlenmişti. Eşel mobilin kaldırılması, bu yöndeki adımların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, uluslararası enerji fiyatlarında son aylarda gözlenen nispeten istikrarlı seyir, sistemin sonlandırılması için uygun bir zemin oluşturdu. Brent petrol fiyatlarının varil başına 80-85 dolar aralığında dalgalanması, ani şokların önüne geçti. Döviz kurundaki hareketlilik ise kontrollü bir şekilde yönetiliyor. Bu koşullar, hükümetin sistemden çıkış için doğru zamanı seçtiği yorumlarına yol açtı.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
Eşel mobil sisteminin sona ermesi, Türkiye ekonomisinde önemli bir dönüm noktası olarak kaydedilecek. Karar, kısa vadede akaryakıt fiyatlarında oynaklığa neden olabilir; ancak uzun vadede piyasa dinamiklerinin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayabilir. Tüketiciler için ise fiyat istikrarı ve öngörülebilirlik, önümüzdeki dönemde en çok arzu edilen unsur olacak. Hükümetin, olası fiyat artışlarına karşı sosyal destek mekanizmalarını devreye sokup sokmayacağı ise belirsizliğini koruyor.
Ekonomi yönetiminin, piyasa koşullarına bırakılan akaryakıt fiyatlarının rekabetçi bir ortamda oluşmasını sağlamak için düzenleyici çerçeveyi güçlendirmesi bekleniyor. Aksi halde, fiyat dalgalanmaları tüketici ve iş dünyası üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Önümüzdeki günlerde EPDK ve Rekabet Kurumu'nun konuya ilişkin yapacağı açıklamalar, yeni dönemin nasıl şekilleneceğine dair ipuçları verecek.