Akaryakıt fiyatlarında dengeleri değiştirecek bir gelişme yaşanıyor. Eşel mobil uygulamasının 1 Ekim 2026 tarihinde sona ermesiyle birlikte benzin fiyatlarında sert bir artış bekleniyor. Ekonomi muhabiri Olcay Aydilek, uygulamanın kaldırılmasının ardından benzin litre fiyatının 90 lirayı aşabileceğini ve bunun tarihi bir zam anlamına geldiğini ifade etti.
Eşel Mobil Nedir, Neden Uygulanıyordu?
Eşel mobil, akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmaları sınırlamak amacıyla 2018 yılından bu yana uygulanan bir mekanizmadır. Bu sistemde, ham petrol fiyatları ve döviz kurlarındaki artışlar belirli bir seviyeye kadar ÖTV ve KDV üzerinden sübvanse edilir; böylece pompaya yansıyacak zamlar ertelenir veya tamamen telafi edilir. Ancak sübvansiyonun maliyeti bütçeye yük getirdiği için, hükümet zaman zaman bu uygulamayı askıya almıştı.
Olcay Aydilek'in aktardığına göre, 1 Ekim 2026 itibarıyla eşel mobilin tamamen kaldırılması planlanıyor. Bu durumda, o güne kadar biriken ve ertelenen zamlar tek seferde pompaya yansıtılacak. Aydilek, "Eşel mobilin sona ermesiyle birlikte benzin fiyatlarında rekor bir artış yaşanabilir. Şu an 60 lira civarında olan benzinin litre fiyatı 90 lirayı aşabilir" dedi.
Zam Ne Kadar Olacak, Hangi Ürünler Etkilenecek?
Eşel mobilin kaldırılması yalnızca benzini değil, motorin ve LPG'yi de etkileyecek. Uygulamanın sona ermesiyle birlikte motorin fiyatlarında da benzer oranda bir artış bekleniyor. Sektör kaynaklarına göre, benzin ve motorinde litre başına 25-30 lira arasında bir zam öngörülüyor. Bu da 50 litrelik bir deponun dolum maliyetini 1.250 ila 1.500 lira artıracak.
Akaryakıt zamları doğrudan taşımacılık, tarım, balıkçılık ve lojistik sektörlerini vuracak. Dolaylı olarak da market raflarındaki tüm ürünlerin fiyatlarına yansıyacak. Ekonomistler, akaryakıt fiyatlarındaki bu artışın enflasyonu yukarı yönlü baskılayacağını ve yıl sonu enflasyon hedefinin tutturulmasını zorlaştıracağını belirtiyor.
Hükümet Cephesinden Açıklama Yok
Konuya ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak kulis bilgilerine göre, hükümet eşel mobilin kaldırılması yerine yeni bir formül üzerinde çalışıyor. Öne çıkan seçenekler arasında, sübvansiyonun yalnızca belirli sektörlere (tarım, toplu taşıma) yönlendirilmesi veya ÖTV'nin kademeli olarak artırılması bulunuyor.
Öte yandan, muhalefet partileri olası zammın dar gelirli vatandaşı ezeceğini savunuyor. CHP ve İYİ Parti sözcüleri, akaryakıt zamlarının ulaşım, gıda ve barınma maliyetlerini artıracağını dile getirerek hükümeti önlem almaya çağırdı.
Piyasalarda Beklenti ve Tepkiler
Eşel mobilin sona ereceği haberinin ardından akaryakıt istasyonlarında bir miktar talep artışı yaşandığı gözlemlendi. Bazı sürücüler, zam gelmeden depolarını doldurmak için istasyonlara akın etti. Sektör temsilcileri, zammın açıklanmasıyla birlikte kısa süreli bir yoğunluk yaşanabileceğini ancak arz sıkıntısı beklenmediğini ifade ediyor.
Uluslararası piyasalarda ise Brent petrol fiyatları 95 dolar civarında seyrediyor. Döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareket de akaryakıt maliyetlerini artırıyor. Uzmanlar, eşel mobilin kaldırılması durumunda Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarının Avrupa ortalamasının üzerine çıkacağını belirtiyor.
Geçmişte Benzer Zamlar ve Sonuçları
Türkiye'de akaryakıt fiyatları son yıllarda düzenli olarak arttı. 2022'de benzinin litre fiyatı 20 lira seviyesindeyken, 2024'te 40 lirayı aşmıştı. 2025'te ise 60 lira bandına yükseldi. Eşel mobilin kaldırılmasıyla birlikte 2026 sonunda 90 liralık seviye, akaryakıtta yeni bir dönemin başlangıcı olacak.
Ekonomistlere göre, akaryakıt zamları doğrudan enflasyona yansıyor. Merkez Bankası'nın faiz politikası da bu gelişmelerden etkilenebilir. Eğer zam beklendiği gibi olursa, yılın son çeyreğinde enflasyonda yukarı yönlü bir sıçrama yaşanabilir. Bu da faiz indirimlerini geciktirebilir.
Sonuç olarak, eşel mobilin 1 Ekim 2026'da sona ermesi, akaryakıt fiyatlarında tarihi bir zirveyi beraberinde getirecek. Benzinin litre fiyatının 90 lirayı aşması, hem bireysel tüketiciler hem de işletmeler için ciddi bir maliyet artışı anlamına geliyor. Hükümetin atacağı adımlar ve olası yeni sübvansiyon modelleri, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Ancak şimdiden tüm kesimler, akaryakıt zamlarının ekonomik ve sosyal etkilerini tartışmaya başladı bile.