Erzincan'ın Üzümlü ilçesine bağlı Üçler Mahallesi Çermeler bölgesinde, şiddetli yağışların ardından oluşan heyelan riski nedeniyle 6 bağ evi tahliye edildi. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri, tespit ettiği riskli yapılarda yaşayan vatandaşları güvenli bölgelere yerleştirdi. Bölgede toprak kayması, son bir haftadır etkili olan sağanak yağışların tetiklemesiyle meydana geldi.
Tahliye süreci nasıl gelişti?
Yetkililerden alınan bilgiye göre, Üçler Mahallesi sakinlerinin ihbarı üzerine harekete geçen AFAD ekipleri, Çermeler bölgesindeki bağ evlerinde incelemelerde bulundu. Yapılan ölçümlerde, toprak kayması hızının arttığı ve bazı evlerin bulunduğu yamaçlarda derin çatlaklar oluştuğu belirlendi. Bu tespitlerin ardından, riskli bulunan 6 evin boşaltılmasına karar verildi.
Tahliye edilen evlerde ikamet eden aileler, geçici olarak yakınlarının yanına veya misafirhanelere yerleştirildi. Erzincan Valiliği tarafından yapılan açıklamada, can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı, tahliyelerin önlem amaçlı olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca, bölgede önleme çalışmalarının sürdüğü ve riskli bölgelerdeki diğer yapıların da sürekli izlendiği ifade edildi.
Heyelanın nedenleri ve risk faktörleri
Uzmanlar, Erzincan'ın Üzümlü ilçesinin coğrafi yapısı gereği heyelana yatkın bölgeler arasında olduğunu belirtiyor. Çermeler bölgesindeki dağlık alanlarda, eğimin fazla olması ve zeminin killi yapısı, yağışlarla birlikte kayma riski oluşturuyor. Son dönemde küresel iklim değişikliğinin etkisiyle görülen ani ve şiddetli sağanaklar, riski daha da artırmış durumda.
Jeoloji mühendisleri, özellikle bağcılıkla uğraşan vatandaşların bu tür yamaçlarda yerleşim kurmasının riskli olduğuna dikkat çekiyor. Mevsimlik olarak kullanılan bağ evlerinin, genellikle mühendislik hesapları gözetilmeden inşa edildiği ve bu nedenle heyelan anında büyük tehdit altında olduğu kaydedildi.
Bölgede önlem çalışmaları başladı
Erzincan AFAD Müdürlüğü, Üzümlü ilçesindeki ekiplerini teyakkuza geçirdi. Bölgede drenaj kanalları açılması, toprak kaymalarının önlenmesi için geçici istinat duvarları inşa edilmesi gibi tedbirler alınıyor. Ayrıca vatandaşların olası toprak kayması anında yapması gerekenler konusunda bilgilendirildiği aktarıldı.
Erzincan Valisi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımızın can güvenliği bizim için en önemli önceliktir. Tahliyeler tamamlandı, şu an bölgede çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Kimsenin riskli bölgelere yaklaşmaması gerekiyor" dedi.
Yetkililerden uyarılar
AFAD, özellikle son bir haftadır devam eden yağışların ardından Erzincan genelinde heyelan riskinin arttığını duyurdu. Vatandaşlara şu uyarılarda bulunuldu:
- Heyelan riski olan yamaçlardan ve dere yataklarından uzak durun.
- Evlerinizde çatlaklar fark ederseniz derhal yerel yönetimlere veya AFAD'a haber verin.
- Şiddetli yağışlarda bölgedeki güvenli toplanma alanlarını öğrenin.
- Yamaçlarda ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarını destekleyin.
Ayrıca jandarma ve polis ekipleri, tahliye edilen bölgelerde güvenlik önlemi alarak kimsenin buralara girmediğini denetliyor.
Geçmişte yaşanan heyelanlar
Erzincan, tarih boyunca birçok doğal afete sahne oldu. Özellikle Üzümlü ilçesi, 1992 yılında yaşanan ve 16 kişinin hayatını kaybettiği heyelan felaketiyle sarsılmıştı. Bu acı olayın ardından yerel yönetimler, riskli bölgelerde yapılaşma izinlerini sınırlandırmış ancak kırsal alanlarda kaçak bağ evlerinin sayısı giderek artmıştı.
Son tahliyeler, bu yapıların ne kadar tehlikeli olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, yetkililerin imar denetimlerini sıkılaştırması ve vatandaşların bilinçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor.
Bağımsız değerlendirme
Erzincan Üzümlü'deki bu tahliye, ülkemizde sıkça karşılaşılan ama çoğu zaman göz ardı edilen bir sorunu yeniden gündeme getirdi. İklim değişikliğiyle birlikte artan ekstrem hava olayları, heyelan ve sel gibi afetlerin sıklığını ve şiddetini artırıyor. Bu tür durumlarda önemli olan, geç kalınmadan önleyici tedbirlerin alınması ve can kaybı yaşanmaması. Tahliyelerin sorunsuz gerçekleşmesi sevindirici olsa da, asıl mesele bu riskli bölgelerdeki yapılaşmanın kontrol altına alınmasıdır. Bilimsel zemin etütleri yapılmadan inşa edilen evler, bir doğa olayında kaçınılmaz olarak felakete dönüşüyor. Yerel yönetimlerin ve vatandaşların bu bilinçle hareket etmesi, gelecekte yaşanabilecek acıların önlenmesinde kritik rol oynayacaktır.