İstanbul Gaziosmanpaşa'da 41 yaşındaki Şerife Gezer, 51 yaşındaki Hakan Sayacı tarafından silahla vurularak katledildi. Olayın ardından konuşan Gezer'in annesi Sebahat Gezer, kızının daha önce de saldırıya uğradığını ve fail hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunu belirterek, "Gonca gülümü soldurdular, başkalarının canı yanmasın" dedi. Acılı anne, yetkililere çağrıda bulunarak kadın cinayetlerinin önlenmesi için etkin önlemler alınmasını istedi.
Uzaklaştırma kararı vardı ama cinayet engellenemedi
Şerife Gezer'in abisi Hasan Hüseyin Gezer, kardeşinin Hakan Sayacı tarafından daha önce rahatsız edildiğini ve bu nedenle mahkemeye başvurarak uzaklaştırma kararı aldırdıklarını söyledi. Abi Gezer, "Kardeşim sürekli tehdit ediliyordu, defalarca şikayetçi olduk. Mahkeme uzaklaştırma kararı verdi ancak bu karar canını kurtarmaya yetmedi. Hakan Sayacı karara rağmen kardeşimi takip etmiş ve katletmiş" dedi. Olayın yaşandığı gün Şerife Gezer'in işe gitmek üzere evden çıktığı, Hakan Sayacı'nın ise pusu kurduğu öğrenildi. Saldırgan, olaydan sonra polis ekiplerince gözaltına alındı.
Anne Sebahat Gezer: 'Kızımın katili serbest dolaştı'
Acılı anne Sebahat Gezer, gözyaşları içinde yaptığı açıklamada, "Benim ciğerimi yaktılar, gonca gülümü soldurdular. Kızım daha önce de bu adamdan dayak yemişti, şikayetçi olduk, uzaklaştırma kararı çıktı ama o adam serbest dolaştı ve kızımı öldürdü. Devlet büyüklerimize sesleniyorum, kadınların can güvenliği sağlansın. Başkalarının canı yanmasın" ifadelerini kullandı. Anne Gezer, kızının iki çocuğu olduğunu ve çocukların annesiz kaldığını da sözlerine ekledi.
Kadın cinayetleri ve uzaklaştırma kararlarının etkinliği
Şerife Gezer'in ölümü, Türkiye'de kadın cinayetlerinin önlenmesi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, uzaklaştırma kararlarının yeterince denetlenmediğini ve etkin bir şekilde uygulanmadığını belirtiyor. Kadın cinayetlerini araştıran sivil toplum kuruluşları, her yıl yüzlerce kadının erkek şiddeti sonucu hayatını kaybettiğini ve bu cinayetlerin büyük bir kısmının önceden şiddet geçmişi olan erkekler tarafından işlendiğini vurguluyor. Hukukçular, uzaklaştırma kararlarının ihlal edilmesi durumunda etkili yaptırımlar uygulanması gerektiğini savunuyor.
Şerife Gezer'in ölümü toplumda infial yarattı
Gaziosmanpaşa'da yaşanan bu vahşet, mahalle sakinlerini de derinden üzdü. Komşuları, Şerife Gezer'in sakin ve çalışkan bir kadın olduğunu, kimseyle sorunu olmadığını belirtti. Olayın ardından bölgede birçok kişi kadın cinayetlerini protesto etmek için sosyal medyada #ŞerifeGezer ve #KadınCinayetleriKurbanı etiketleriyle paylaşımlarda bulundu. Kadın örgütleri, Gezer'in ölümünün takipçisi olacaklarını ve yargı sürecinin sonuna kadar izleneceğini duyurdu.
Mahkeme süreci ve adalet arayışı
Hakan Sayacı'nın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Şerife Gezer'in ailesi, adaletin tecelli etmesi için mücadele edeceklerini söyledi. Ailenin avukatı, "Müvekkilimizin öldürülmesinde kamu görevlilerinin ihmali olduğunu düşünüyoruz. Uzaklaştırma kararının uygulanmadığını tespit ettik. Bu konuda suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Kadın cinayetlerinde faillere genellikle 'iyi hal' indirimi uygulanması da aileyi endişelendiriyor.
Yetkililere çağrı: 'Kadınları koruyun'
Şerife Gezer'in cenazesi, Gaziosmanpaşa'da toprağa verildi. Cenaze törenine katılan kalabalık, "Kadınlar ölmesin", "Uzaklaştırma kararı can kurtarmıyor" sloganları attı. Türkiye'de 2021 yılında 280'den fazla kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. Bu sayı, her yıl artan bir grafik izliyor. Uzmanlar, kadın cinayetlerinin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe girmesi ve 6284 sayılı kanunun etkin bir şekilde uygulanması gerektiğini belirtiyor. Toplumun her kesiminden sesler, Şerife Gezer'in ölümünün son olmasını istiyor.
Değerlendirme
Şerife Gezer'in katledilmesi, aslında bir kez daha göstermiştir ki kadınların korunmasına yönelik mevcut mekanizmalar ciddi şekilde yetersiz kalmaktadır. Uzaklaştırma kararı gibi tedbirlerin kağıt üzerinde kalması, kadınların güvende hissetmesini sağlamaktan çok uzaktır. Toplum olarak kadın cinayetlerini sadece haber olarak izlemek yerine, köklü çözümler üretmek ve uygulamak zorundayız. Adalet sisteminin kadınları korumak için daha caydırıcı ve etkili adımlar atması gerekiyor. Aksi takdirde her gün bir 'Şerife' daha gonca gülü gibi solacak.