KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin 1963'ten itibaren Rum saldırganlığı ve iki ortağın siyasi eşitliğinin yok sayılmasından kaynaklandığını ifade ederek, Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahale hakkından vazgeçmeyeceklerini bildirdi. Ertuğruloğlu, yaptığı açıklamada, Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüm için Rum tarafının siyasi eşitliği kabul etmesi gerektiğini vurguladı.
Ertuğruloğlu'nun açıklamaları
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, düzenlediği basın toplantısında Kıbrıs meselesinin kökenine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ertuğruloğlu, "Kıbrıs sorunu 1963 yılında Rumların Türklere yönelik saldırıları ve Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinin gasp edilmesiyle başlamıştır. Bugün gelinen noktada da Rum tarafı hala aynı zihniyeti sürdürmektedir. Garantör ülke Türkiye'nin 1960 Garanti Anlaşması'ndan doğan müdahale hakkı uluslararası hukuka dayanmaktadır. Bu haktan asla vazgeçmeyiz" dedi.
Türkiye'nin garantörlük rolü
Ertuğruloğlu, Türkiye'nin Kıbrıs'taki garantörlük rolünün önemine vurgu yaparak, "Türkiye, Ada'da barış ve istikrarın teminatıdır. Rum tarafının uzlaşmaz tutumu karşısında Türkiye'nin caydırıcı varlığı olmasaydı, Kıbrıslı Türklerin güvenliği sağlanamazdı. Garantörlük ve müdahale hakkı, Kıbrıslı Türklerin varlığını koruyan temel unsurlardır. Bu haktan ödün vermek mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
Bakan Ertuğruloğlu, ayrıca Kıbrıs'ta sürdürülebilir bir çözümün ancak Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinin tanınmasıyla mümkün olacağını belirtti. "Rum tarafı, Kıbrıslı Türkleri eşit ortak olarak kabul etmediği sürece, herhangi bir çözüm sürecinin başarıya ulaşması mümkün değildir. Biz her zaman diyalog ve müzakereden yana olduk, ancak Rum tarafının dayatmacı tutumu karşısında taviz vermeyeceğiz" diye konuştu.
Kıbrıs müzakerelerinde son durum
Kıbrıs sorununun çözümü için yürütülen müzakerelerde şu ana kadar bir ilerleme sağlanamadı. Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık, siyasi eşitlik, toprak düzenlemesi, güvenlik ve garantörlük konularında yoğunlaşıyor. Rum tarafı, Kıbrıslı Türklerin eşit statüsünü kabul etmezken, Türk tarafı ise iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözümde ısrar ediyor. Ertuğruloğlu'nun açıklamaları, müzakerelerin tıkanma noktasına geldiği bir dönemde yapıldı.
Son olarak, Ertuğruloğlu, "Biz Kıbrıs Türkü olarak, Cumhuriyet tarihimiz boyunca Rum saldırılarına maruz kaldık. Ancak her zaman ayakta kalmayı başardık. Türkiye'nin desteğiyle bugün de varlığımızı sürdürüyoruz. Bundan sonra da Rum tarafının oyunlarına gelmeyeceğiz. Türkiye'nin garantörlüğü ve müdahale hakkı, bizim için vazgeçilmezdir" dedi.
Bu açıklamalar, Kıbrıs meselesinde tansiyonun yeniden yükselmesine neden olurken, uluslararası toplumun da dikkatini çekti. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin konuya ilişkin herhangi bir yorumu ise henüz gelmedi.
Kıbrıs meselesi, 60 yılı aşkın süredir bölgede istikrarsızlık kaynağı olmaya devam ediyor. Taraflar arasında müzakereler sürekli başarısızlıkla sonuçlanırken, Türkiye'nin kararlı tutumu ve garantörlük rolü, Ada'daki dengeleri belirleyici unsur olarak öne çıkıyor. Ertuğruloğlu'nun bu açıklamaları, Türk tarafının pozisyonunda herhangi bir yumuşama olmayacağını gösteriyor.