İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Ertan Yıldız, mahkemede kritik ifadeler verdi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 27 sanıklı davada tanık olarak dinlenen Yıldız, kamuoyunda “ekosistem” olarak bilinen yapının iç işleyişini tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. İddialara göre, başta reklam ihaleleri olmak üzere birçok projede yüzde 10’a varan komisyonlar alındı, metro ihalesinde ise yüzde 7 komisyon talep edildi. Yıldız’ın beyanları, belediyenin iştirakleri üzerinden kurulan kumpası da gözler önüne serdi.
Adrese Teslim Şartname ve 10 Milyon Dolarlık Nakit
Ertan Yıldız, ifadesinde belediyenin iştirak şirketlerine yönelik ihalelerin önceden belirlendiğini, “adrese teslim” olarak tabir edilen şartnameler hazırlandığını söyledi. Bu kapsamda reklam alanları için düzenlenen ihalelerde yüzde 10, metro hatlarındaki reklam ihalelerinde ise yüzde 7 komisyon karşılığında işlerin belirli şirketlere verildiğini belirtti. Yıldız, ayrıca bir iş adamının, ticari bir anlaşma görüşmesi sırasında kendisine teslim edilmek üzere 10 milyon dolar nakit para gönderildiğini, ancak bu paranın kimin tarafından gönderildiğini ve ne amaçla kullanıldığını bilmediğini beyan etti. Bu paranın, belediyeyle ilgili bazı dava dosyalarında ismi geçen bir şahıs tarafından arabasının yanına bırakıldığını öne sürdü.
“Ekosistem”in Parçaları: Şirketler, Aracılar, Siyasilerle Bağlantılar
Yıldız’ın anlattıklarına göre, “ekosistem” olarak adlandırılan yapı, İBB’nin iştirakleri başta olmak üzere belediyenin tüm ticari faaliyetlerini kapsıyordu. Bu yapının içinde yer alan şirketler, çeşitli ihaleleri alabilmek için siyasilerle ve bürokratlarla doğrudan ilişki kuruyordu. Yıldız, bu ilişkilerin “koordinatör” adı verilen aracılar üzerinden yürütüldüğünü ve işlerin yüzde 7-10 arasında değişen komisyonlar üzerinden dağıtıldığını ifade etti. Mahkemedeki ifadesinde, “Bu yapının amacı, belediye kaynaklarını yandaş şirketlere aktarmaktı. İhalelerde rekabet yoktu; her şey önceden planlanmıştı” dediği aktarıldı.
Mahkeme Süreci ve Suçlamalar
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü duruşmasında, Ertan Yıldız’ın beyanları büyük yankı uyandırdı. İmamoğlu’nun da aralarında olduğu sanık avukatları, dinlenen tanığın beyanlarının “soyut ve hayal ürünü” olduğunu savunarak, çelişkili ifadeler verdiğini öne sürdü. İmamoğlu cephesi ise, bu iddiaların siyasi bir kumpasın parçası olduğunu ve belediyenin başarılı projelerini gölgelemeye yönelik olduğunu dile getirdi. Savcılık, bu tanık beyanlarından sonra dosyadaki delilleri yeniden değerlendireceğinin sinyalini verdi. Dava, bir sonraki duruşmada tanık beyanlarının alınmasının ardından devam edecek.
Bağlam: Yargı Sürecinin Toplumsal Etkileri
Bu dava, Türkiye’de yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarının yargıya taşınması açısından önemli bir kilometre taşı. İmamoğlu’nun 2019’da İBB Başkanı seçilmesinden bu yana, belediyenin mali işlemleri sık sık kamuoyunda tartışma konusu oldu. İddianamede, belediyenin iştirakleri üzerinden belirli şirketlere kaynak aktarıldığı, bu şirketler aracılığıyla da kişisel menfaat sağlandığı ileri sürülüyor. Dava süreci, toplumda siyaset ve iş dünyası arasındaki ilişkilere dair derin bir güven sorununu da beraberinde getirdi. Özellikle, yerel yönetimlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusundaki tartışmalar, bu dava ile birlikte daha da görünür hale geldi. Kamuoyunun gözü, bu davada verilecek kararın hem hukuk hem de siyaset açısından sonuçlarına çevrilmiş durumda.