Ermenistan, 7 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek genel seçimler için geri sayıma geçti. Ülkenin siyasi geleceğini belirleyecek bu seçimler, hem iç dinamikler hem de bölgesel dengeler açısından büyük önem taşıyor. Seçimlerde, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki hükümetin performansı oylanacak. Paşinyan'ın 2018'deki kadife devrimle iktidara gelmesinin ardından geçen sürede ekonomik ve siyasi reformlar beklenen ivmeyi kazanamadı. Muhalefet Partisi, mevcut yönetimin Karabağ sorununda başarısız olduğunu ve ülkeyi Rusya'ya bağımlı hale getirdiğini savunuyor. Seçimlerden çıkacak sonuç, Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini ve Rusya ile ilişkilerini doğrudan etkileyecek.
Seçimin ana aktörleri ve vaatleri
Başbakan Paşinyan'ın partisi Sivil Sözleşme, seçim kampanyasında ekonomik kalkınma ve yolsuzlukla mücadele vaatlerini öne çıkarıyor. Paşinyan, özellikle genç seçmenler arasında popülerliğini koruyor. Muhalefette ise eski Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan liderliğindeki Ermenistan Cumhuriyetçi Partisi var. Sarkisyan, seçimlerde halkın Paşinyan'ın vaatlerini yerine getiremediğini düşündüğünü iddia ediyor. Ayrıca Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnaklar) ve Refah Partisi gibi küçük partiler de ittifaklar kurarak etkili olmaya çalışıyor. Seçim barajı %5 olarak belirlenmiş durumda. Uzmanlar, hiçbir partinin tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaşamayacağını, koalisyon hükümeti kurulmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Karabağ sorununun gölgesinde seçim
Seçimlerin en kritik başlıklarından biri Dağlık Karabağ sorunu. Paşinyan, 2020'de Azerbaycan ile yaşanan savaşta yenilgi almış ve Karabağ'ın büyük bölümünü kaybetmişti. Bu durum, halkın bir kesiminde hayal kırıklığı yaratırken, Paşinyan savaşı durdurarak daha fazla kaybı önlediğini savunuyor. Muhalefet ise Paşinyan'ı Karabağ'ı teslim etmekle suçluyor. Rusya'nın arabuluculuğunda imzalanan ateşkes anlaşması, bölgede Rus barış gücünün konuşlanmasını öngörüyor. Seçimlerin ardından izlenecek politika, Rusya ile ilişkilerin seyrini belirleyecek. Moskova, Ermenistan'ın güvenlik garantörü konumunda. Ancak Paşinyan yönetiminin son dönemde ABD ve AB ile daha yakın ilişki kurma çabaları, Rusya tarafından endişeyle izleniyor.
Seçimin bölgesel yansımaları
Ermenistan seçimleri, sadece ülke içi siyaseti değil, Güney Kafkasya'daki güç dengelerini de etkileyecek. Azerbaycan, seçimlerden sonra barış sürecinin ilerleyip ilerlemeyeceğini merakla bekliyor. Türkiye ile normalleşme süreci de seçim sonuçlarına bağlı. Paşinyan, Türkiye ile sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması yönünde adımlar atmıştı. Ancak bu süreç, Karabağ sorununun çözümüne kadar askıya alınmış durumda. İran ise Ermenistan'daki istikrarsızlıktan endişe duyuyor. Bölge ülkeleri, seçimlerin şeffaf ve adil geçmesini bekliyor. Uluslararası gözlemciler, seçim günü oy verme işlemlerini takip edecek. Bu seçimler, Ermenistan'ın demokrasi yolunda önemli bir sınavı olarak görülüyor. Halkın sandığa katılım oranı, mevcut yönetime olan güvenin göstergesi sayılacak. Seçim sonuçları 8 Haziran sabahı ilk kez açıklanacak. Ülkede seçim kampanyası süresince kısmi olaylar yaşansa da, gerginlik büyümedi. Ermenistan'ın geleceği, 7 Haziran'da verilecek kararla şekillenecek. Bu seçim, ülkenin rotasını belirleyecek bir dönüm noktası olarak tarihe geçecek.