Türkiye'de ve dünyada erkekler, kadınlara kıyasla ortalama 5 ila 7 yıl daha kısa yaşıyor. Uzmanlar, bu farkın biyolojik faktörlerden çok toplumsal baskı ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikten kaynaklandığını söylüyor. Erkeklerden beklenen 'güçlü ol' ve 'şikayet etme' kültürü, onları düzenli sağlık kontrollerinden uzaklaştırırken, hastalık belirtilerini görmezden gelmelerine yol açıyor. Ayrıca sağlık sisteminin erkeklere yönelik önleyici hizmetlerde yetersiz kaldığı ifade ediliyor.
Maçoluk Kültürü Sağlığı Nasıl Tehdit Ediyor?
Erkeklerin erken ölüm nedenleri arasında kalp-damar hastalıkları, kanser ve kazalar başı çekiyor. Uzman psikolog Dr. Ahmet Yılmaz, 'Toplum, erkek çocuklarına küçük yaştan itibaren duygularını bastırmayı, acıya dayanıklı olmayı öğretiyor. Bu durum yetişkinlikte depresyon, anksiyete gibi ruhsal sorunların ihmal edilmesine ve yardım aramamaya neden oluyor' diyor. Ayrıca erkeklerin kadınlara kıyasla daha fazla sigara, alkol ve uyuşturucu kullandığı, sağlıksız beslendiği ve daha az uyuduğu araştırmalarla ortaya konuyor. Tüm bu faktörler yaşam süresini kısaltıyor.
Sağlık Sistemi Erkeklere Yeterli mi?
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, erkekler sağlık kuruluşlarına kadınlardan %24 daha az başvuruyor. Üstelik erkeklere yönelik tarama programları (prostat kanseri, testis kanseri gibi) yaygın değil. Ürolog Doç. Dr. Mehmet Demir, 'Kadınlar doğurganlık çağında düzenli jinekolojik muayeneye giderken, erkeklerin benzer bir rutini yok. Bu, hastalıkların ileri evrede teşhis edilmesine yol açıyor' uyarısında bulunuyor. Ayrıca iş kazalarının büyük çoğunluğu erkeklerde görülüyor; inşaat, madencilik gibi riskli sektörlerde çalışan erkeklerin ölüm oranı yüksek.
Çözüm İçin Neler Yapılabilir?
Uzmanlar, toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden tanımlanması ve sağlık okuryazarlığının artırılması gerektiğini vurguluyor. Okullarda duygusal farkındalık eğitimleri, iş yerlerinde düzenli sağlık taramaları ve medyada erkek sağlığına yönelik kampanyalar öneriliyor. Sağlık Bakanlığı'nın erkeklere özel bir tarama programı başlatması da çare olabilir. Sonuç olarak, 'güçlü ol' baskısını kırmak ve erkekleri sağlık hizmetlerine yönlendirmek, yaşam süresini uzatmanın anahtarı olacak. Bu konuda atılacak adımlar, sadece bireysel değil toplumsal bir kazanım sağlayacaktır.