Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada KKTC'nin tanınması ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması yönündeki çağrısını yinelemesinden dolayı teşekkür etti. Ertuğruloğlu, Erdoğan'ın açıklamalarının KKTC'nin egemen eşit ve iki devletli çözüm vizyonunu uluslararası platformda bir kez daha güçlü şekilde yansıttığını belirtti.
BM 81. Genel Kurulu'nda KKTC mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitap ederken Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının yıllardır süren izolasyon ve ambargolarla karşı karşıya olduğunu hatırlatarak, KKTC'nin bağımsız bir devlet olarak tanınması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, adada kalıcı bir çözümün ancak iki egemen eşit devlet temelinde mümkün olacağını ifade etti.
Erdoğan'ın konuşmasında, Kıbrıs Türklerinin uluslararası toplumla doğrudan ilişki kurabilmesi, ticaret ve ulaşım gibi alanlarda ayrımcılığa maruz kalmaması gerektiğinin altını çizmesi, KKTC kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlük haklarına ve Ada'daki dengelere atıfta bulunan Erdoğan, Kıbrıs meselesinin çözümünde Türkiye'nin tutumunun net olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Ertuğruloğlu'ndan teşekkür mesajı
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Erdoğan'ın konuşmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin her platformda KKTC'nin haklı davasını savunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ertuğruloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM kürsüsünden KKTC'nin tanınması ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız izolasyonların sona erdirilmesi yönündeki çağrısı, Kıbrıs Türk halkının sesi olmuştur" ifadelerini kullandı.
Ertuğruloğlu, Erdoğan'ın açıklamalarının KKTC'nin egemen eşit ve iki devletli çözüm vizyonunu uluslararası camiaya bir kez daha hatırlattığını belirterek, bu vizyonun Kıbrıs Türk halkının iradesinin yansıması olduğunu kaydetti. Bakan, Türkiye ile KKTC arasındaki dayanışmanın her geçen gün güçlendiğini ve ortak iradeyle hareket edildiğini sözlerine ekledi.
KKTC Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada da Erdoğan'ın mesajının Ada'daki barış ve istikrar için kritik olduğu vurgulandı. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda hak ettiği yeri alması için verilen mücadelenin kararlılıkla süreceği bildirildi.
Kıbrıs meselesinde son durum
Kıbrıs meselesi, 1960 Garantörlük Anlaşması'ndan bu yana Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin garantörlüğünde çözüm aranan bir konu olarak gündemdeki yerini koruyor. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın ardından kurulan KKTC, bugün sadece Türkiye tarafından tanınırken, uluslararası toplumun büyük bölümü GKRY'yi ada devletinin meşru temsilcisi olarak görüyor.
Yıllardır süren müzakere süreçlerinden sonuç alınamaması, federal çözüm modelinin tükendiği yönündeki görüşleri güçlendirmiş durumda. Bu çerçevede Türkiye ve KKTC, bir süredir "egemen eşit iki devlet" tezini savunuyor. Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki çağrısı, bu tezin en üst düzeyde yeniden dile getirilmesi açısından önem taşıyor.
KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, sık sık yaptığı açıklamalarda, Kıbrıs Türk tarafının artık federasyon değil, iki ayrı devlet temelinde bir iş birliği modelini konuşmaya hazır olduğunu ifade ediyor. Türkiye'nin de bu tutumu desteklemesi, ada genelinde yeni bir müzakere zemininin oluşmasını gündeme getirebilir.
Teşekkürün ardındaki diplomatik mesaj
Ertuğruloğlu'nun teşekkür açıklaması, yalnızca bir nezaket mesajı olarak okunmamalı. Bu açıklama, KKTC'nin uluslararası tanınma çabalarında Türkiye'nin desteğini ne kadar merkezi gördüğünü gösteriyor. Aynı zamanda, KKTC'nin kendi diplomatik pozisyonunu Türkiye üzerinden güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Erdoğan'ın BM kürsüsünden yaptığı çağrı, Kıbrıs Türk halkı nezdinde moral kaynağı olurken, GKRY ve destekçisi ülkeler nezdinde ise yeni bir tartışma başlatabilir. Ada'daki denklemde Türkiye'nin etkin rolü, Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik dengeleriyle de doğrudan bağlantılı.
Önümüzdeki dönemde BM çatısı altında Kıbrıs için yeni bir müzakere turu düzenlenip düzenlenmeyeceği belirsizliğini koruyor. Ancak Erdoğan'ın çağrısı ve KKTC'nin teşekkürü, Kıbrıs Türk tarafının iki devletli çözüm konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararası toplumun bu çağrıya nasıl yanıt vereceği ise önümüzdeki günlerde daha netleşecek.