Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen bölgesel zirve çerçevesinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yaklaşık 1,5 saat süren baş başa bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ana gündemini, Karadeniz'deki son durum ve Ukrayna krizinin çözümüne yönelik diplomatik süreçler oluşturdu. Kremlin'den yapılan açıklamada, iki liderin Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğini ele aldığı ve Ukrayna ile müzakere masasının yeniden kurulması ihtimalini değerlendirdiği belirtildi. Türkiye'nin daha önce İstanbul'da ev sahipliği yaptığı müzakerelerin yeniden Türkiye'de yapılabileceği mesajı dikkat çekti.
Görüşmenin perde arkası
Bişkek'teki toplantı, bölgesel iş birliği formatında gerçekleşse de Erdoğan ve Putin'in ikili ilişkileri ve küresel gelişmeleri ele aldığı uzun bir maraton şeklinde geçti. İki liderin gündeminde Karadeniz'deki tahıl koridoru anlaşmasının geleceği, enerji alanındaki iş birliği ve Suriye'deki son durum da yer aldı. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, "Görüşmede Karadeniz konusu detaylıca ele alındı. Türk tarafının yapıcı önerileri oldu. Ukrayna ile müzakerelerin Türkiye topraklarında yapılması ihtimalini değerlendirdik. Bu konuda nihai bir karar verilmedi ancak önümüzdeki dönemde temaslar sürecek" ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Türk liderin davetinin masada olduğu, ancak Ukrayna tarafının da sürece dahil edilmesi gerektiği kaydedildi. Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan müzakereler uzun süredir kesintili bir halde. Türkiye, savaşın başından bu yana arabuluculuk rollerini üstlenmeye çalışıyor. Erdoğan, daha önce Kiev ve Moskova ile yaptığı telefon diplomasisinde barış için tarafları bir araya getirmeyi hedeflediğini dile getirmişti.
Karadeniz'de kritik eşik
Karadeniz'deki tahıl koridoru anlaşması, Rusya'nın temmuz ayında anlaşmadan çekilmesinin ardından rafa kalkmıştı. Ukrayna'nın tahıl ihracatı güvenli limanlar üzerinden kesintili şekilde sürerken, Moskova'nın talepleri arasında Rusya Tarım Bankası'nın SWIFT sistemine yeniden dahil edilmesi ve tarım makineleri yaptırımlarının hafifletilmesi bulunuyor. Erdoğan, bu konuda Batı'ya çağrıda bulunarak Rusya'nın taleplerinin karşılanması halinde anlaşmanın yeniden canlanabileceğini söylemişti. Bişkek görüşmesinde de bu konunun gündeme geldiği belirtiliyor. Türkiye'nin önerisi, Birleşmiş Milletler himayesinde yürütülen tahıl girişiminin, yeni bir mekanizmayla ve Türkiye'nin kolaylaştırıcılığında devam etmesi yönünde.
İkili ilişkilerde yeni dönem
Liderler ayrıca enerji alanında iş birliğini masaya yatırdı. Türkiye, Rus doğal gazını kendi toprakları üzerinden Avrupa'ya taşıyacak bir gaz merkezi haline gelmeyi hedefliyor. Putin, bu projeyi desteklediğini ifade ederken, iki ülkenin teknik ekiplerinin önümüzdeki aylarda bir araya geleceği kaydedildi. Suriye konusunda ise Astana süreci çerçevesinde sorunun çözümüne yönelik ortak adımlar ele alındı. Diplomasi kaynakları, görüşmede ayrıca bölgesel ticaretin artırılması ve turizm iş birliğinin güçlendirilmesi konularının da gündeme geldiğini aktardı.
Süreç nasıl işleyecek?
İki liderin görüşmesi sonrasında, dışişleri bakanlıklarının ve istihbarat birimlerinin koordinasyon halinde olacağı bir çalışma grubunun kurulması bekleniyor. Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasında bir müzakere zemininin yeniden oluşturulması için önceki İstanbul görüşmelerine benzer bir format hazırlamaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önümüzdeki haftalarda Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile telefonda görüşmesi, taraflara ortak bir çağrı yapması bekleniyor.
Bağımsız değerlendirme
Erdoğan ile Putin arasındaki bu diplomatik temas, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye'nin arabuluculuk rolünü pekiştirme çabası olarak okunabilir. Karadeniz'deki tansiyonun düşürülmesi ve tahıl sevkiyatının güvence altına alınması, yalnızca bölge değil dünya gıda güvenliği açısından da kritik önemde. Tarafların uzlaşabilmesi için atılan bu adımların somut sonuçlar üretip üretemeyeceği ise önümüzdeki haftalarda netleşecek. Türkiye'nin her iki taraf ile de kurduğu diyalog köprüleri, savaşın sona erdirilmesi için hâlâ en umut verici kanallardan biri olarak öne çıkıyor.