Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar'ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti. Edinilen bilgiye göre, basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık bir saat sürdü. Kabulde, Türkiye'nin bilimsel araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi ve gençlerin bilime yönlendirilmesi konularının ele alındığı öğrenildi. Prof. Dr. Sancar'ın ziyareti, Türkiye'nin bilim diplomasisi açısından son dönemdeki önemli temaslarından biri olarak değerlendiriliyor.
Görüşmenin detayları
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, kabulde Prof. Dr. Aziz Sancar'ın yürüttüğü bilimsel çalışmalar ve Türkiye'deki bilim insanlarının uluslararası alandaki konumu hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede ayrıca, temel bilimlerde nitelikli insan kaynağının artırılması ve araştırma-geliştirme faaliyetlerine ayrılan kaynakların verimliliği konuları gündeme geldi. Prof. Dr. Sancar'ın, Nobel ödülü sonrası Türkiye'deki bilimsel kurumlarla iş birliğini sürdürdüğü ve genç araştırmacılara yönelik programlara destek verdiği biliniyor.
Görüşmenin basına kapalı olması nedeniyle tarafların karşılıklı açıklamalarına dair resmi bir bilgi paylaşılmadı. Ancak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan kısa bilgilendirmede, kabulün 'bilim ve eğitim alanındaki iş birliklerinin ele alındığı' belirtildi.
Aziz Sancar kimdir?
Prof. Dr. Aziz Sancar, 1946 yılında Mardin'in Savur ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra ABD'de doktora eğitimini tamamladı. Kuzey Carolina Üniversitesi'nde görev yapan Sancar, DNA onarım mekanizmaları üzerine yaptığı çalışmalarla 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı. Sancar, bu ödülü kazanan ilk Türk bilim insanı olarak tarihe geçti. Ödülü, İsveçli bilim insanları Tomas Lindahl ve Paul Modrich ile paylaşan Sancar, hücrelerin DNA hasarını nasıl onardığını haritalandıran çalışmalarıyla tanınıyor.
Sancar, Nobel ödülünün ardından Türkiye'de bilim eğitimine katkı sağlamak amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. Kendi adını taşıyan bilim lisesinin açılmasına öncülük etti ve gençlerin temel bilimlere yönelmesi için kampanyalar yürüttü. Ayrıca, Türkiye'deki üniversitelerde araştırma altyapısının geliştirilmesi gerektiğini sık sık dile getirdi.
Türkiye'nin bilim diplomasisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Prof. Dr. Sancar'ı kabulü, Türkiye'nin son yıllarda bilim ve teknoloji alanında uluslararası iş birliklerini derinleştirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Türkiye, 2023 vizyonu kapsamında Ar-Ge harcamalarının gayri safi yurt içi hasılaya oranını artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda, yurt dışında yaşayan Türk bilim insanlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi ve onların bilgi birikiminden yararlanılması öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Sancar'ın ziyareti, aynı zamanda Türkiye'nin Nobel ödüllü bilim insanlarına verdiği önemin bir göstergesi olarak yorumlandı. Daha önce de Sancar, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde çeşitli etkinliklere davet edilmiş ve bilim politikalarına ilişkin görüşleri dinlenmişti.
Bilim camiasından değerlendirmeler
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan bilim insanları, bu tür kabullerin Türkiye'de bilimsel farkındalığın artmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak, somut adımların ve sürdürülebilir politikaların önemine de dikkat çekiliyor. Uzmanlar, genç araştırmacılara yönelik fonların artırılması ve liyakat temelli bir bilim yönetimi anlayışının benimsenmesinin kritik olduğunu vurguluyor.
Prof. Dr. Sancar'ın görüşmede, temel bilimlere ayrılan bütçenin artırılması ve üniversitelerde araştırma özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde telkinlerde bulunduğu tahmin ediliyor. Ziyaretin, önümüzdeki dönemde açıklanması beklenen yeni bilim politikalarına ışık tutması muhtemel.
Görüşmenin ardından Prof. Dr. Sancar'ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden ayrılırken gazetecilere herhangi bir açıklama yapmadığı görüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise kabul sonrası sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Nobel ödüllü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar'ı ağırlamaktan memnuniyet duydum. Kendisiyle bilim ve eğitim alanındaki gelişmeleri istişare ettik.' ifadelerini kullandı.
Bu ziyaret, Türkiye'nin bilimsel alanda uluslararasılaşma çabalarına ivme kazandırırken, aynı zamanda toplumda bilime olan ilginin artmasına da katkı sunabilir. Ancak, kalıcı başarı için politik söylemlerin ötesinde, somut ve sürdürülebilir adımların atılması gerekiyor. Prof. Dr. Sancar'ın deneyimlerinden yararlanmak, Türkiye'nin bilim ekosistemine önemli katkılar sağlayabilir.