Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi marjında kabul ettiği Avrupa Birliği (AB) yetkililerine, Türkiye'nin üyelik sürecine ilişkin beklentilerini net bir dille ifade etti. Görüşmede Erdoğan'ın, AB'nin Türkiye'ye yönelik politikalarına yönelik eleştirilerini doğrudan dile getirdiği ve üyelik müzakerelerinin yeniden canlandırılması için somut adımlar beklediğini vurguladığı öğrenildi.
Görüşmenin detayları
Zirve boyunca basına kapalı gerçekleşen toplantıda, Erdoğan'ın AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile bir araya geldiği belirtildi. Kaynaklara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 2005 yılından bu yana devam eden katılım müzakerelerinde yaşanan tıkanıklığa dikkat çekti. AB'nin Türkiye'ye yönelik vizyon eksikliğini eleştiren Erdoğan, "Türkiye, AB için stratejik bir ortaktır. Ancak üyelik sürecinde atılması gereken adımlar atılmamaktadır" ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Türkiye'nin talepleri
Toplantıda özellikle vize serbestisi, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve mali yardımların yeniden başlatılması konularının ele alındığı bildirildi. Erdoğan, Türkiye'nin geri kabul anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak AB tarafından vaat edilen vize serbestisinin hala hayata geçirilmediğini belirtti. Ayrıca, Gümrük Birliği'nin tarım ve hizmet sektörlerini de kapsayacak şekilde revize edilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin son yıllarda özellikle mülteci politikası ve enerji alanında AB için kritik bir rol oynadığına vurgu yapan Erdoğan, bu katkıların karşılıksız bırakılmaması gerektiğini söyledi. Görüşmenin ardından AB tarafından yapılan açıklamada ise diyaloğun sürdürülmesinin önemine işaret edildi ve Türkiye ile iş birliğinin devam edeceği kaydedildi.
Tarihsel bağlam
Türkiye-AB ilişkileri, 2016 yılındaki darbe girişimi sonrası yaşanan krizle birlikte önemli ölçüde gerilemişti. AB'nin Türkiye'yi eleştiren raporları ve Kıbrıs sorunu gibi konular da süreci olumsuz etkilemişti. Son dönemde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaşanan gerilimler, müzakerelerin ilerlemesini daha da zorlaştırmıştı. Uzmanlar, Erdoğan'ın bu çıkışının, özellikle Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini yeniden dengeleme çabası olarak yorumlanabileceğini belirtiyor.
NATO Zirvesi'nin bu yıl Ukrayna savaşı ve üyeliği gibi kritik gündemlerle yapıldığı düşünüldüğünde, Erdoğan'ın AB'ye yönelik sert mesajları, Türkiye'nin uluslararası sahnede elini güçlendirmeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak AB'nin genişleme politikasında yaşanan yorgunluk ve üye ülkelerdeki iç siyasi dengeler, Türkiye'nin taleplerinin karşılanmasını uzun vadeli bir sürece dönüştürebilir.