İzmit Belediyesi’ne yönelik operasyonlar art arda geliyor. Eski Özel Kalem Müdürü Ümit Duygu Çetiner’in ardından “Leyla Hanım” filminin yapımcısı Koral Altın da gözaltına alındı. Operasyonların, belediyenin muhalefet kimliği nedeniyle siyasi bir hedef taşıdığı yorumları yapılıyor. İzmit Belediyesi’nde devam eden soruşturmalar, CHP’li belediyenin faaliyetlerinin mercek altına alındığını gösteriyor.
Operasyonların Kronolojisi
İlk olarak, belediyenin eski özel kalem müdürü Ümit Duygu Çetiner, ihale usulsüzlüğü iddialarıyla gözaltına alındı. Çetiner’in ofisinde ve evinde yapılan aramalarda bazı belgelere el konuldu. Soruşturma kapsamında, belediyenin bazı ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı öne sürülüyor.
Bu gelişmeden kısa süre sonra, sinema yapımcısı Koral Altın da aynı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Altın’ın, belediye ile yapılan kültür-sanat işbirliklerinde usulsüzlüğe karıştığı iddia ediliyor. “Leyla Hanım” filminin yapımcısı olarak bilinen Altın’ın, belediyeden haksız maddi destek aldığı belirtiliyor.
Muhalefetin Tepkisi
CHP cephesinden operasyonlara sert tepkiler geliyor. İzmit Belediye Başkanı, yaptığı açıklamada, “Bu operasyonlar tamamen siyasi. Hedef belediyemizi yıpratmak ve muhalefeti susturmak” dedi. CHP Genel Merkezi de konuyla yakından ilgileniyor ve hukuki sürecin takipçisi olacağını duyurdu. Operasyonların, yaklaşan yerel seçimler öncesinde muhalefeti zayıflatma amacı taşıdığı yorumları yapılıyor.
Gözaltıların Ardından
Gözaltına alınan isimler ifadelerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak soruşturmanın genişleyebileceği ve yeni gözaltıların olabileceği konuşuluyor. Belediye çalışanlarının tedirgin olduğu, belediyedeki dosyaların incelenmeye devam ettiği belirtiliyor.
Siyasi Bağlam
İzmit Belediyesi’ne yönelik bu operasyonlar, Türkiye’de muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmaların yaygınlaştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Benzer şekilde İstanbul, Ankara gibi büyükşehir belediyeleri de geçmişte benzer operasyonlarla karşı karşıya kalmıştı. Muhalefet partileri, bu durumu “hukuk savaşı” olarak nitelendiriyor ve iktidarı hedef gösterme politikasıyla suçluyor.