AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümünde yazılı bir mesaj yayımlayarak, "Ülkemizin geleceğine kurulan bir tuzak olan 12 Eylül'ün insanımıza yaşattıklarını asla unutmayacağız. Kalkınma yolculuklarımızın darbelerle sekteye uğratılmasına bir daha izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın mesajı, darbenin 44. yıl dönümünde geldi.
12 Eylül'ün Toplumsal ve Siyasal Etkileri
12 Eylül 1980'de Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen askeri müdahale, ülke tarihinin en kapsamlı ve sarsıcı darbelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Darbe sonrasında 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi askeri mahkemelerde yargılandı, 517 kişi idam cezasına çarptırıldı ve 50 kişi idam edildi. Yüzlerce kişi işkence gördü, binlerce kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. Siyasi partiler kapatıldı, sendikaların faaliyetleri durduruldu, basın özgürlüğü askıya alındı. Erdoğan, mesajında bu ağır bilançoya atıfta bulunarak, darbelerin sadece bir dönemi değil, kuşakları etkilediğini vurguladı.
Erdoğan, "Darbeler, bu milletin hafızasında silinmez izler bıraktı. 12 Eylül, demokrasimize vurulmuş en büyük prangalardan biridir. O gün yaşananlar, bugünün gençlerine iyi anlatılmalıdır ki bir daha benzer acılar yaşanmasın." dedi. Cumhurbaşkanı, mesajında ayrıca 15 Temmuz 2016 darbe girişimine de gönderme yaparak, "Milletimiz, 15 Temmuz'da olduğu gibi, demokrasisine sahip çıkma iradesini her zaman göstermiştir. Bundan sonra da gösterecektir." ifadelerini kullandı.
Demokrasi Vurgusu ve Gelecek Perspektifi
Erdoğan'ın mesajı, iktidar partisinin son yıllarda sıkça dile getirdiği "darbelerle hesaplaşma" söyleminin bir parçası olarak değerlendiriliyor. 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği referandumuyla darbe dönemlerinin yargı önüne çıkarılmasının önü açılmış, 2013 yılında 12 Eylül davası açılmış ancak dava 2015'te zamanaşımı nedeniyle düşmüştü. Erdoğan, konuşmasında bu tür girişimlerin önemine dikkat çekerek, "Darbecilerin yargı önüne çıkarılması için elimizden geleni yaptık. Ancak asıl olan, bir daha darbe olmaması için demokrasiyi güçlendirmektir." diye konuştu.
Siyaset bilimciler, Erdoğan'ın 12 Eylül mesajını, yaklaşan yerel seçimler öncesinde millî irade vurgusunu pekiştirme ve muhalefete karşı "darbe yanlısı" ithamlarını gündeme getirme stratejisi olarak yorumluyor. Ancak Erdoğan'ın mesajında doğrudan bir siyasi hedef göstermediği, daha çok birlik ve beraberlik temasını öne çıkardığı görülüyor.
12 Eylül, Türkiye'de her yıl çeşitli etkinliklerle anılıyor. Bu yıl da başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere birçok ilde sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler tarafından anma programları düzenlendi. Erdoğan'ın mesajı, bu anmaların en dikkat çeken açıklamalarından biri oldu.
Ekonomik ve Toplumsal Yansımalar
12 Eylül darbesi, sadece siyasi değil ekonomik ve toplumsal alanda da derin etkiler bıraktı. Darbe sonrası uygulanan neoliberal politikalar, 24 Ocak kararlarıyla birlikte Türkiye ekonomisini kökten dönüştürdü. İşçi hakları kısıtlandı, tarım destekleri azaltıldı, serbest piyasa ekonomisine geçiş hızlandı. Erdoğan, mesajında bu ekonomik boyuta da değinerek, "Darbeler, sadece özgürlükleri değil, kalkınma hamlelerimizi de baltaladı. 12 Eylül'ün ardından ülkemiz yıllarca ekonomik istikrarsızlıkla boğuştu. Biz, bu tür vesayet girişimlerinin bir daha yaşanmaması için ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı her alanda güçlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın açıklamaları, iktidarın darbe karşıtı söylemini bir kez daha pekiştirirken, muhalefet cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak bazı muhalefet partileri, 12 Eylül'ün sorumlularının hâlâ yargılanmamış olmasını eleştirerek, iktidarın bu konuda samimi olmadığını savunuyor.
Önümüzdeki günlerde 12 Eylül'e ilişkin farklı siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından açıklamaların gelmesi bekleniyor. Erdoğan'ın mesajı, darbe dönemlerinin toplumsal hafızadaki yeri ve demokrasi mücadelesinin sürekliliği açısından önemli bir hatırlatma olarak değerlendiriliyor.