Van'ın Erciş ilçesinde, geçmişi 3 bin yıl öncesine dayanan ve 2020 yılında coğrafi işaret tescili alan Erciş üzümünde hasat dönemi başladı. İlçedeki bağlardan toplanan üzümler, kasa kasa Türkiye'nin dört bir yanına sevk ediliyor. Bölge çiftçisi, hem verimden hem de kaliteden memnun olduğunu belirtiyor.
Coğrafi İşaretli Üzümde Yeni Sezon
Erciş üzümü, kendine has aroması ve iri taneleriyle diğer üzüm çeşitlerinden ayrılıyor. İlçede bağcılıkla uğraşan üreticiler, yıl boyunca gösterdikleri özenin karşılığını hasat döneminde alıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan toplama işlemleri, gün boyu sürüyor. Toplanan üzümler özenle kasalara yerleştirilerek soğuk hava depolarına veya doğrudan nakliye araçlarına yükleniyor.
Erciş Ziraat Odası yetkilileri, bu yılki rekoltenin geçen yıla göre daha yüksek olduğunu ifade ediyor. Üzümün kalitesinin de çiftçiyi sevindirdiğini belirten yetkililer, özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyükşehirlere düzenli sevkiyat yapıldığını kaydediyor. Ayrıca bazı üreticiler, ürünlerini ihraç etmek için de girişimlerde bulunuyor.
3 Bin Yıllık Geçmiş, Coğrafi Tescille Taçlandı
Erciş üzümünün tarihi, Urartular dönemine kadar uzanıyor. Yapılan araştırmalar, bölgede bağcılığın çok eski çağlardan beri yapıldığını ortaya koyuyor. Bu köklü geçmiş, üzüme kültürel bir değer de katıyor. 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili verilmesiyle birlikte Erciş üzümü, ulusal düzeyde daha fazla tanınır hale geldi.
Coğrafi işaret, ürünün belirli bir bölgede yetiştiğini ve belirli özelliklere sahip olduğunu gösteren resmi bir belge niteliği taşıyor. Bu tescil sayesinde Erciş üzümü, taklit edilmeden ve itibarı korunarak pazarlanabiliyor. Üreticiler, coğrafi işaretin getirdiği avantajları kullanarak ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.
Üreticinin Yüzü Güldü
İlçede bağcılık yapan çiftçiler, hasat döneminde yoğun bir tempoyla çalışıyor. Üzüm bağlarında sabahın ilk ışıklarıyla başlayan mesai, akşam saatlerine kadar devam ediyor. Toplanan üzümlerin bir kısmı taze olarak satılırken, bir kısmı da pekmez, pestil ve kuru üzüm gibi ürünlere dönüştürülmek üzere işleniyor.
Çiftçiler, bu yıl hava koşullarının elverişli gitmesinin verimi olumlu etkilediğini söylüyor. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında yağışların dengeli olması, üzümün kalitesini artırdı. Ancak hasat döneminde yaşanabilecek ani yağışlar, üreticileri tedirgin ediyor. Bu nedenle hasadın hızlı bir şekilde tamamlanması için yoğun çaba harcanıyor.
Pazarda Talep Yüksek
Erciş üzümü, hem yurt içinde hem de yurt dışında talep görüyor. Özellikle büyükşehirlerdeki manav ve marketlerde raflarda yerini alan üzüm, tüketiciler tarafından da beğeniliyor. Üzümün iri taneli ve sulu yapısı, onu sofralık tüketimde öne çıkarıyor. Ayrıca kurutmalık olarak da tercih ediliyor.
İlçede faaliyet gösteren tarım kooperatifleri, üreticilerin ürünlerini daha iyi fiyatlarla satabilmesi için çalışmalar yürütüyor. Kooperatifler aracılığıyla yapılan alımlarla üreticinin pazarlama sorunu bir nebze olsun hafifletiliyor. Ancak yine de bazı çiftçiler, maliyetlerin yüksekliğinden yakınıyor. Gübre, ilaç ve işçilik giderlerinin artması, üreticinin kazancını etkiliyor.
Ekonomik Katkı ve Gelecek Beklentisi
Erciş üzümü, ilçe ekonomisine önemli bir katkı sağlıyor. Bağcılıkla geçimini sağlayan binlerce aile, bu ürün sayesinde gelir elde ediyor. Hasat döneminde ise geçici işçilik imkanı doğuyor ve bu da bölgede istihdama katkı sunuyor. Üzümün işlenmesi, paketlenmesi ve nakliyesi gibi süreçler de ek istihdam yaratıyor.
Uzmanlar, Erciş üzümünün marka değerinin daha da artırılması gerektiğini vurguluyor. Coğrafi işaretin etkin kullanımı, tanıtım faaliyetleri ve kalite standartlarının korunmasıyla üzümün uluslararası pazarda daha fazla yer bulabileceği belirtiliyor. Ayrıca modern tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması ve sulama imkanlarının iyileştirilmesi, verimi daha da artırabilir.
Sonuç olarak, Erciş üzümü hem tarihi hem de ekonomik değeriyle bölgenin önemli bir simgesi olmayı sürdürüyor. Her yıl tekrarlanan hasat dönemi, üreticiye umut, tüketiciye ise doğal ve lezzetli bir ürün sunuyor. Önümüzdeki yıllarda da üzümün hak ettiği değeri bulması için çalışmaların devam etmesi bekleniyor.