Halk arasında 'sara hastalığı' olarak bilinen epilepsi, beyin fonksiyonlarının kısa süreli bozukluğu olarak tanımlanıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Akbaş, beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılımı sonucunda ortaya çıkan epilepsinin dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ini etkilediğini açıkladı. Dr. Akbaş, hastalığın doğru yönetilmediği takdirde ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulayarak erken teşhis ve düzenli tedavinin önemine dikkat çekti.
Epilepsi Nedir? Beyindeki Elektriksel Fırtına
Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin anormal ve aşırı elektriksel aktivitesi sonucu ortaya çıkan nörolojik bir hastalıktır. Bu anormal elektrik yayılımı, nöbet olarak adlandırılan geçici semptomlara yol açar. Nöbetler, kişinin bilinç kaybı, kasılma, titreme, duyusal değişiklikler veya davranışsal anormallikler yaşamasına neden olabilir. Epilepsi tek bir nöbetle teşhis edilmez; genellikle tekrarlayan nöbetler gerektirir. Dr. Abdurrahman Akbaş, "Epilepsi, beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılımı sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Bu durum, hastanın günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir" dedi.
Dünya Nüfusunun Yüzde 1'i Epilepsi ile Yaşıyor
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişi epilepsi hastası. Bu da dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine denk geliyor. Türkiye'de ise bu oranın benzer olduğu tahmin ediliyor; yani yaklaşık 800 bin ila 1 milyon arasında epilepsi hastası bulunuyor. Dr. Akbaş, "Epilepsi her yaşta görülebilir ancak çocukluk çağı ve 65 yaş üstünde daha sık rastlanır. Genetik faktörler, beyin travmaları, enfeksiyonlar, inme ve tümörler epilepsinin nedenleri arasında yer alır" ifadelerini kullandı.
Nöbet Anında Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler
Epilepsi nöbeti geçiren bir kişiye müdahale hayati önem taşır. Dr. Akbaş, nöbet sırasında yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
- Kişiyi güvenli bir yere yatırın ve başının altına yumuşak bir şey koyun.
- Çevresindeki sert ve keskin cisimleri uzaklaştırın.
- Nöbetin ne kadar sürdüğünü not edin.
- Nöbet 5 dakikadan uzun sürerse veya ard arda nöbet geçiriyorsa acil yardım çağırın.
- Kişiyi sırt üstü yatırıp solunum yolunu açık tutun.
Yapılmaması gerekenler ise şunlar:
- Kişiyi zorla tutmaya çalışmayın, hareketlerini engellemeyin.
- Ağzına herhangi bir cisim (kaşık, parmak vb.) sokmayın.
- Nöbet geçiren kişiye su veya yiyecek vermeyin.
- Nöbet bitmeden ayağa kaldırmayın.
Uzmanından Hayati Uyarılar: Tedavi ve Yaşam Tarzı
Epilepsi tedavisinde ilaç tedavisi ilk seçenektir. Hastaların yaklaşık yüzde 70'i uygun ilaçlarla nöbetleri kontrol altına alabilir. Ancak ilaç tedavisine dirençli hastalarda cerrahi, vagus sinir stimülasyonu veya ketojenik diyet gibi yöntemler uygulanabilir. Dr. Akbaş, "İlaçlarını düzenli kullanan hastaların büyük çoğunluğu normal bir yaşam sürebilir. Ancak ilaçların aniden bırakılması nöbetleri tetikleyebilir. Ayrıca uykusuzluk, stres, alkol ve bazı ilaçlar nöbet riskini artırır" uyarısında bulundu.
Epilepsi hastalarının araç kullanma, spor yapma ve meslek seçimi gibi konularda doktorlarına danışmaları gerektiğini belirten Dr. Akbaş, "Hastalar sosyal yaşamdan kopmamalı, ancak riskli durumlardan kaçınmalı. Epilepsi bir engel değil, yönetilebilir bir durumdur" dedi.
Toplumsal Farkındalık ve Damgalama ile Mücadele
Epilepsi hastaları sıklıkla toplumsal önyargı ve damgalama ile karşılaşıyor. Bu durum, hastaların iş bulma, eğitim ve sosyal ilişkilerinde zorluklar yaşamasına neden oluyor. Dr. Akbaş, "Epilepsi bulaşıcı değildir, akıl hastalığı değildir. Hastalar toplumdan dışlanmamalı, aksine desteklenmeli. İş yerlerinde ve okullarda epilepsi konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı" çağrısında bulundu.
Türkiye'de epilepsi ile ilgili farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 26 Mart Dünya Epilepsi Günü'nde etkinlikler düzenleniyor. Ayrıca çeşitli dernekler hasta ve ailelerine psikolojik ve sosyal destek sağlıyor.
Sonuç: Epilepsi Yönetilebilir Bir Hastalıktır
Epilepsi, doğru teşhis ve tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Dr. Abdurrahman Akbaş'ın uyarıları, hem hastalar hem de toplum için yol gösterici nitelikte. Nöbet anında doğru müdahale hayat kurtarırken, düzenli doktor kontrolü ve ilaç kullanımı hastaların yaşam kalitesini artırıyor. Epilepsi konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, hastaların sosyal hayata tam katılımını sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki epilepsi bir kader değil, yönetilebilir bir durumdur. Sağlık otoritelerine ve medyaya düşen görev, bu konuda doğru bilgiyi yaymak ve damgalamayı önlemektir.