Engelli bir çocuğa sahip olmak, hayatın her alanında ekstra mücadele gerektiriyor. Bu mücadele bazen en basit görünen işlemlerde bile karşımıza çıkıyor. İşte böyle bir hikaye: Oğlu için engelli ulaşım kartı almaya çalışan bir anne, bürokrasi labirentinde kaybolurken yaşadıklarını anlatıyor. 'Şunlar, bunlar demeye gerek yok' diyerek başlıyor söze, çünkü aslında her şey çok basit olmalı.
Ulaşım Kartı İçin Başvuru Süreci
Ankara'da yaşayan Ayşe Hanım, bedensel engelli oğlu Mehmet için engelli ulaşım kartı başvurusu yapmak üzere yola çıktı. İlk adım olarak gerekli belgeleri topladı: sağlık raporu, kimlik fotokopisi, ikametgah belgesi. Ancak işler planlandığı gibi gitmedi. Başvuru yapacağı kurum, belgelerin eksik olduğunu söyledi. Oysa aynı belgelerle daha önce başka bir işlem yapmıştı. 'Sözü düzeltelim derken yazı bozuluyor' diyor Ayşe Hanım. Gerçekten de her seferinde farklı bir yorumla karşılaşmak, sisteme olan güveni sarsıyor.
Bürokratik Engeller ve Çözüm Arayışı
Ayşe Hanım, belgeleri tamamlayıp tekrar başvurduğunda bu kez sistemde bir hata çıktı. 'Nereden başlasak bıraktığımız yer bozuluyor' diyerek yaşadığı çaresizliği ifade ediyor. Yetkililerle yaptığı görüşmelerde, sorunun kaynağının belediyeler arası veri paylaşımındaki aksaklıklar olduğunu öğrendi. Oysa engelli vatandaşların hayatını kolaylaştırmak için geliştirilen bu kartın verilmesi bu kadar zor olmamalı. Türkiye'de yaklaşık 2,5 milyon engelli birey bulunuyor ve bunların büyük bir kısmı toplu taşıma kullanmak zorunda.
Sorunun Kaynağı: Veri Paylaşımı ve Koordinasyon Eksikliği
Uzmanlara göre, engelli ulaşım kartı başvurularında yaşanan aksaklıkların temelinde kurumlar arası koordinasyon eksikliği yatıyor. Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile belediyeler arasında veri paylaşımı tam anlamıyla sağlanamıyor. Bu nedenle aynı belgeler defalarca isteniyor, işlemler uzuyor. Oysa dijital dönüşüm projeleri kapsamında bu tür sorunların çözülmesi hedefleniyordu. Ancak sahadaki uygulamalarda hala aksaklıklar yaşanıyor.
Engelli Hakları ve Farkındalık
Engelli bireylerin topluma tam katılımı için erişilebilir ulaşım büyük önem taşıyor. Engelli ulaşım kartı, sadece bir indirim aracı değil, aynı zamanda bir hak. Bu kart sayesinde engelli bireyler ve aileleri, toplu taşımayı daha uygun maliyetle kullanabiliyor. Ancak kartın alınması sırasında yaşanan zorluklar, hakkın kullanımını engelliyor. Ayşe Hanım gibi birçok ebeveyn, bu süreçte yıpranıyor. Oysa yapılması gereken basit: Belgelerin tek bir merkezden alınıp ilgili tüm kurumlarla paylaşılması.
Ayşe Hanım sonunda kartı almayı başardı ancak süreç tam 3 hafta sürdü. Bu süre zarfında oğlunu okula götürmek için ekstra masraf yapmak zorunda kaldı. 'Şunlar, bunlar demeye gerek yok, aslında herkesin hakkı olan bir şey bu' diyerek yetkililere sesleniyor: 'Lütfen işlemleri kolaylaştırın, biz yeterince yoruluyoruz.'
Türkiye'de engelli hakları alanında son yıllarda önemli adımlar atıldı. Ancak uygulamadaki aksaklıklar, bu hakların hayata geçmesini geciktiriyor. Engelli ulaşım kartı başvuru sürecinin dijitalleştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, binlerce ailenin hayatını kolaylaştıracaktır. Unutulmamalı ki engelli vatandaşların sorunları sadece onların değil, toplumun tümünün sorunudur.