Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, BM kürsüsünden tek kullanımlık ürünlere dayalı kullan-at kültürünün terk edilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalıdır. Hepimizin refahı ve nesiller arası adalet için bu şart" ifadelerini kullandı. Sıfır atık hareketinin küresel ölçekte yaygınlaştırılması çağrısında bulunan Erdoğan, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine geçişin aciliyetine dikkat çekti.
Kullan-at kültürüne karşı küresel çağrı
Emine Erdoğan, BM çatısı altında düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, dünyanın karşı karşıya olduğu atık krizine karşı topyekûn bir mücadele yürütülmesi gerektiğini belirtti. Tek kullanımlık plastik, ambalaj ve benzeri ürünlerin çevre üzerindeki yıkıcı etkilerine işaret eden Erdoğan, bu ürünlerin doğada yüzyıllarca kalarak ekosistemi tehdit ettiğini vurguladı. "Kullan-at kültürü, sadece çevreyi kirletmekle kalmıyor; aynı zamanda gelecek nesillerin yaşam hakkını da gasp ediyor" dedi. Erdoğan, sıfır atık yaklaşımının bir çevre politikası olmanın ötesinde, bir nesiller arası adalet meselesi olduğunu dile getirdi. Bu doğrultuda, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, yerel yönetimlerin teşvik edilmesi ve bireysel farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin sıfır atık konusundaki öncü rolüne değinen Erdoğan, 2017'de başlatılan Sıfır Atık Projesi'nin bugün BM nezdinde küresel bir harekete dönüştüğünü hatırlattı. Proje kapsamında atık yönetimi, geri dönüşüm ve bilinçlendirme çalışmalarının hız kazandığını, birçok ülkenin Türkiye'nin deneyiminden faydalandığını aktardı. "Türkiye olarak, sıfır atık vizyonumuzu dünyayla paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Ancak bu mücadele sadece bir ülkenin çabasıyla başarıya ulaşamaz. Hep birlikte hareket etmeliyiz" diye konuştu.
Sıfır atık hareketinin Türkiye'deki serüveni
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Projesi, kısa sürede ulusal bir politika haline geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen proje, kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla genişledi. Proje kapsamında atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm oranlarının artırılması ve doğal kaynakların verimli kullanılması hedefleniyor. 2022'de BM Genel Kurulu'nda oybirliğiyle kabul edilen kararla 30 Mart, Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildi. Bu karar, Türkiye'nin çevre diplomasisindeki etkinliğini gösterirken, Emine Erdoğan'ın BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanlığı'na getirilmesi de uluslararası alanda takdir topladı.
Emine Erdoğan, konuşmasında sıfır atık hareketinin sadece çevresel değil ekonomik ve sosyal boyutlarına da değindi. Atık yönetiminin doğru uygulanması halinde önemli bir ekonomik değer yaratılabileceğini, geri dönüşüm sektörünün istihdam sağladığını ve kaynak israfının önüne geçilebileceğini belirtti. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde atık toplama ve geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi için finansman ve teknoloji transferi gerektiğini söyledi. "Sıfır atık, sadece çevreyi korumakla kalmaz; aynı zamanda yeni iş alanları yaratır, ekonomik büyümeye katkı sağlar ve toplumsal refahı artırır" dedi.
Nesiller arası adalet vurgusu
Emine Erdoğan'ın BM kürsüsünden yaptığı çağrı, küresel iklim krizi ve artan atık sorunuyla mücadelede önemli bir diplomatik hamle olarak değerlendiriliyor. Konuşmasında nesiller arası adalet kavramını öne çıkaran Erdoğan, bugünün kararlarının yarının dünyasını şekillendireceğini ifade etti. "Çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşanabilir bir gezegen bırakmak istiyorsak, bugünden adım atmalıyız. Kullan-at kültürünü reddeden bir yaşam felsefesini benimsemeliyiz" diye konuştu. Bu çağrı, BM'nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'ndan sorumlu tüketim ve üretim ile iklim eylemi hedefleriyle de örtüşüyor.
Uzmanlar, Emine Erdoğan'ın BM çatısı altındaki liderliğinin, sıfır atık konusunun uluslararası gündemde daha fazla yer bulmasına katkı sağladığını belirtiyor. Ancak, kullan-at kültürünün yaygın olduğu ülkelerde politika değişikliğinin zaman alacağı ve güçlü lobilerle karşılaşılabileceği de ifade ediliyor. Buna rağmen, sıfır atık hareketinin tabandan gelen bir dönüşümle desteklenmesi durumunda kalıcı başarı sağlanabileceği vurgulanıyor. Emine Erdoğan'ın konuşması, Türkiye'nin çevre diplomasisindeki konumunu güçlendirirken, aynı zamanda küresel çevre hareketine ilham veriyor. Sıfır atık, artık sadece bir çevre projesi değil; uluslararası bir norm haline gelme yolunda ilerliyor. Bu süreçte Türkiye'nin öncü rolü, BM platformlarında yankı bulmaya devam edecek gibi görünüyor.