Eskişehir'de annesiyle yolun karşısına geçerken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden 3 yaşındaki Elif Mavi Avli'nin ölümüne ilişkin soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Savcılığın itirazı üzerine Ankara Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan ikinci bilirkişi raporu, ilk raporun aksine sürücünün kusurlu olduğunu ortaya koydu. Böylece 'kusurum yok' diyerek beraatini isteyen sürücü için yeni bir hukuki süreç başladı.
Olayın geçmişi ve ilk rapor
Olay, Eskişehir'de meydana geldi. Anne ve kızı, yolun karşısına geçmek üzere harekete geçtiği sırada bir otomobilin çarpması sonucu Elif Mavi Avli ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan küçük kız, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kazanın ardından başlatılan soruşturmada, sürücünün ifadesine ve ilk bilirkişi raporuna dayanarak takipsizlik kararı verilmesi gündeme geldi. İlk raporda, sürücünün kusursuz olduğu yönünde görüş belirtilmişti.
Savcılığın itirazı ve ikinci rapor
Elif Mavi'nin ailesinin avukatları ve savcılık, ilk raporun eksik ve hatalı olduğu gerekçesiyle itiraz etti. İtiraz üzerine dosya, Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan ikinci bilirkişi raporunda, sürücünün kural ihlali yaptığı ve kazanın oluşumunda kusurlu olduğu tespit edildi. Raporda, sürücünün hızını yol ve hava koşullarına göre ayarlamadığı, yaya geçidinde yavaşlamadığı ve dikkatsiz davrandığı belirtildi.
Sürücü için yeni hukuki süreç
İkinci raporun ardından sürücü hakkında 'taksirle ölüme neden olma' suçundan dava açılması bekleniyor. Sürücünün daha önce 'kusurum yok' diyerek verdiği ifade, yeni raporla birlikte geçerliliğini yitirdi. Hukukçular, Adli Tıp raporunun mahkeme için bağlayıcı olmasa da güçlü bir delil teşkil ettiğini vurguluyor. Sürücünün 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması öngörülüyor.
Kamuoyunda yankı uyandıran dava
Elif Mavi Avli'nin ölümü, Türkiye'de yaya güvenliği ve trafik kazalarında bilirkişi raporlarının güvenilirliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Aile, kızlarının ölümünden sorumlu olanların cezalandırılmasını isterken, kamuoyu da adaletin yerini bulması için süreci yakından takip ediyor. Dava, önümüzdeki günlerde Eskişehir'de görülecek.
Bu tür davalarda bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler, yargıya olan güveni sarsabiliyor. Ancak ikinci raporun kusur tespiti, ailenin adalet arayışında önemli bir adım olarak görülüyor. Trafik kazalarında yaya güvenliğini artıracak düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiği bir kez daha ortaya çıktı.