Elazığ'da kanalizasyon atıklarını arıtmak amacıyla inşa edilen ve milyonlarca liraya mal olan sıvı atık tesisi, tamamlanmasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen faaliyete geçirilemedi. Tesis atıl durumda beklerken, lağım suları doğrudan derelere boşaltılıyor. Bu durum, hem çevre kirliliğine hem de halk sağlığına yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Milyonluk tesis neden çalışmıyor?
Elazığ Belediyesi tarafından 2022 yılında yapımına başlanan ve 2023'te tamamlanan sıvı atık tesisi, kentin kanalizasyon atıklarını arıtarak çevreye zararsız hale getirmeyi hedefliyordu. Ancak tesisin işletmeye alınması için gerekli olan elektrik bağlantısı ve bazı ekipman eksiklikleri giderilemedi. Belediye yetkilileri, tesisin devreye alınması için çalışmaların sürdüğünü belirtse de, şu ana kadar somut bir ilerleme kaydedilmedi.
Bu arada, kentin çeşitli noktalarından gelen kanalizasyon suları, herhangi bir arıtmadan geçirilmeden Uluova Deresi'ne bırakılıyor. Dere, zaman zaman kötü kokular yayarken, çevre sakinleri duruma tepki gösteriyor. Bölge halkı, yetkilileri göreve çağırıyor.
Çevre felaketi büyüyor
Lağım sularının dereye akması, sadece görüntü ve koku kirliliğine yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda yer altı sularını da tehdit ediyor. Uzmanlar, bu tür atıkların tarım alanlarına ve içme suyu kaynaklarına karışması durumunda ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği uyarısında bulunuyor. Elazığ'da yaşayan vatandaşlar, sorunun çözümü için belediyenin ve ilgili devlet kurumlarının acil adım atmasını bekliyor.
Öte yandan, tesisin atıl kalmasının mali boyutu da tartışma konusu. Yerel basında yer alan haberlere göre, tesisin yapımı için yaklaşık 50 milyon TL harcandı. Bu paranın boşa gitmesi ve çevre kirliliğinin devam etmesi, kamuoyunda büyük tepki çekiyor.
Konuyla ilgili olarak Elazığ Belediyesi'nden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak belediye meclis üyelerinden bazıları, konuyu gündeme taşıyarak tesisin bir an önce faaliyete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Siyasi partiler de konuyu yakından takip ediyor. Muhalefet partileri, hükümeti ve belediyeyi çevre konusunda duyarsız olmakla suçluyor.
Bu olay, Türkiye'deki altyapı yatırımlarının planlama ve uygulama aşamalarındaki aksaklıkların bir örneği olarak gösterilebilir. Benzer durumlar başka şehirlerde de yaşanmış, kamu kaynaklarının israfına ve çevre sorunlarına yol açmıştı. Elazığ özelinde, tesisin devreye alınması için siyasi irade ve teknik çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.