Eğitim-Sen, Manisa'nın Yunusemre ilçesindeki bir okulda meydana gelen silahlı saldırıyı protesto etmek amacıyla Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e istifa çağrısında bulundu. Saldırıda hayatını kaybeden öğretmen için adalet talebiyle düzenlenen basın açıklamasında konuşan Eğitim-Sen Ankara 2 No'lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, "Bakan Yusuf Tekin'in istifası, eğitim camiasının güvenliği için atılacak ilk adımdır" dedi. Olay, 2025 yılında Manisa'da bir okulda meydana geldi ve eğitim sendikaları arasında infiale yol açtı.
Saldırının ardından sendikalardan tepki
Manisa'daki okul saldırısı, eğitim emekçilerinin güvenliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Saldırıda bir öğretmenin yaşamını yitirmesi, tüm ülkede eğitim sendikalarının ortak tepkisine neden oldu. Eğitim-Sen, olayın ardından bir dizi eylem kararı alarak Milli Eğitim Bakanlığı'nı göreve çağırdı. Ankara'da düzenlenen protesto gösterisinde sendika üyeleri, okullarda alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Tülay Yıldırım, yaptığı açıklamada, "Bir öğretmenin daha okulda katledilmesi, eğitim sisteminin çöküşünün en acı göstergesidir. Bakan Tekin, bu olayın sorumluluğunu taşıyamaz ve derhal istifa etmelidir" ifadelerini kullandı.
Eğitim-Sen'in çağrısı, diğer eğitim sendikaları tarafından da destek gördü. Türk Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Anadolu Eğitim Sendikası da benzer açıklamalarla saldırıyı kınadı ve okullarda güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep etti. Sendikalar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın acil bir eylem planı hazırlamasını istedi. Öte yandan, Manisa'da saldırının gerçekleştiği okulda eğitime bir gün ara verildi ve öğrencilere psikolojik destek sağlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan açıklama
Milli Eğitim Bakanlığı, saldırı sonrası yaptığı yazılı açıklamada olayı kınadı ve soruşturma başlatıldığını duyurdu. Bakan Yusuf Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Manisa'daki menfur saldırıyı lanetliyorum. Hayatını kaybeden öğretmenimize Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Olayın tüm yönleriyle araştırılması için müfettişler görevlendirildi" dedi. Ancak Eğitim-Sen, bu açıklamayı yetersiz bularak somut adım beklediklerini belirtti. Sendika, Bakan Tekin'in istifasının yanı sıra okullarda güvenlik görevlisi istihdamı, metal dedektörü ve kamera sistemlerinin yaygınlaştırılması gibi taleplerini yineledi.
Eğitim-Sen Ankara 2 No'lu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, basın açıklamasında şunları söyledi: "Sayın Bakan, göreve geldiğinden bu yana eğitimde şiddet olayları artarak devam ediyor. Öğretmenler her gün can korkusuyla okula gidiyor. Bu tablonun sorumlusu, politikalarıyla şiddeti besleyen iktidar ve onun atadığı bakanlardır. Yusuf Tekin, artık istifa etmeli ve eğitim camiasının önünü açmalıdır." Yıldırım, ayrıca saldırıda hayatını kaybeden öğretmenin ailesine başsağlığı dileyerek, "Onun acısı hepimizin yüreğinde. Adalet yerini bulana kadar mücadelemiz sürecek" diye konuştu.
Eğitimde şiddet ve alınmayan önlemler
Türkiye'de son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olayları, eğitim sendikalarının sık sık gündeme getirdiği bir sorun haline geldi. Eğitim-Sen'in verilerine göre, son beş yılda okullarda meydana gelen saldırılarda 20'den fazla eğitim emekçisi hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı. Sendika, bu olayların büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğunu savunuyor. Okullarda güvenlik personeli eksikliği, kamera sistemlerinin yetersizliği ve acil durum planlarının olmaması, sendikaların dile getirdiği başlıca sorunlar arasında.
Uzmanlar, okul güvenliğinin sadece fiziki önlemlerle sağlanamayacağını, aynı zamanda psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Eğitim-Sen, bu konuda kapsamlı bir rapor hazırlayarak Milli Eğitim Bakanlığı'na sundu. Raporda, her okula en az bir güvenlik görevlisi atanması, riskli bölgelerdeki okullara öncelik verilmesi ve öğretmenlere yönelik şiddet olaylarında caydırıcı cezaların uygulanması gibi öneriler yer alıyor. Ancak sendika, bugüne kadar somut bir adım atılmadığını belirtiyor.
Siyasi partilerden destek mesajları
Olayın ardından muhalefet partileri de saldırıyı kınayan açıklamalar yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Öğretmenlerimizin can güvenliği yoksa geleceğimiz de yoktur. İktidar, eğitimde şiddete karşı acil önlem almalıdır" dedi. DEM Parti Eğitim Komisyonu, saldırıyı "devletin eğitim politikalarının bir sonucu" olarak değerlendirdi. İYİ Parti ise Milli Eğitim Bakanı'nı göreve çağırarak, "Bir öğretmenin daha ölmesi, hepimizin sorumluluğudur" açıklamasını yaptı.
Eğitim-Sen'in istifa çağrısı, önümüzdeki günlerde daha geniş katılımlı eylemlere dönüşebilir. Sendika, tüm Türkiye'de okullarda iş bırakma ve protesto eylemleri düzenlemeyi planlıyor. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir yürüyüş yapılacağı duyuruldu. Eğitim emekçileri, taleplerinin karşılanmaması halinde mücadeleyi sürdüreceklerini belirtiyor.
Sonuç olarak, Manisa'daki okul saldırısı, eğitimde şiddet ve güvenlik sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitim-Sen'in Bakan Yusuf Tekin'e yönelik istifa çağrısı, iktidarın eğitim politikalarına yönelik artan tepkinin bir göstergesi. Öğretmenler, okullarda can güvenliği sağlanana kadar seslerini yükseltmeye devam edecek. Bu olay, eğitim sisteminin acil reform ihtiyacını ve öğretmenlerin örgütlü mücadelesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.