Eğitim-Sen üyeleri, Manisa'da bir okul önünde gerçekleşen ve öğrencilerin hedef alındığı saldırıyı kınamak için Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde bir araya geldi. Sendika, olayın hemen öncesinde Okul Güvenliği Protokolü'nün imzalanmış olmasına dikkat çekerek, alınan tedbirlerin neden etkisiz kaldığını sorguladı. Eğitim-Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, yaptığı basın açıklamasında, "Daha dün 'gerekli tedbirler alındı' denilirken, bugün öğrenciler neden saldırının hedefi oldu?" diyerek Bakan Tekin'e seslendi.
Manisa'daki saldırı ve protesto
Edinilen bilgilere göre, saldırı Manisa'da bir okul binasının önünde meydana geldi. Olayda öğrencilerin zarar gördüğü öğrenilirken, saldırının faili veya failleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Eğitim-Sen, saldırının ardından hızla harekete geçerek Ankara'da MEB binası önünde toplandı. Sendika üyeleri, "Okullarımızda güvenlik istiyoruz", "Çocuklarımızı koruyun" yazılı pankartlar taşıdı. Grup adına konuşan Evrim Gülez, saldırıyı şiddetle kınadıklarını belirterek, eğitim kurumlarının güvenli bir ortam olmaktan çıktığını vurguladı.
Gülez, konuşmasında dün Milli Eğitim Bakanlığı tarafından duyurulan Okul Güvenliği Protokolü'nü hatırlattı. "Daha dün 'gerekli tedbirler alındı' denilirken, bugün öğrenciler neden saldırının hedefi oldu?" ifadelerini kullanan Gülez, protokolün kâğıt üzerinde kaldığını savundu. Sendika, Bakan Tekin'i göreve çağırarak, okul güvenliği konusunda acil ve somut adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.
Okul Güvenliği Protokolü ne getiriyor?
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dün imzaya açılan Okul Güvenliği Protokolü, okullarda güvenlik kameralarının artırılması, güvenlik görevlisi istihdamı ve kolluk kuvvetleriyle iş birliğinin güçlendirilmesi gibi maddeleri içeriyor. Protokolün, öğrenci ve öğretmenlerin güvenliğini sağlamak amacıyla hazırlandığı belirtilmişti. Ancak Eğitim-Sen, protokolün uygulanmadığını ve denetim mekanizmalarının yetersiz olduğunu öne sürüyor. Sendika, son yıllarda artan okul içi ve çevresi şiddet olaylarına dikkat çekerek, iktidarın eğitim politikalarını eleştirdi.
Eğitim-Sen'in eylemine çeşitli sivil toplum kuruluşları ve veli dernekleri de destek verdi. Eyleme katılan veliler, çocuklarının güvenliği konusunda endişeli olduklarını dile getirdi. Sendika, benzer saldırıların tekrarlanmaması için okul çevrelerinde güvenlik önlemlerinin artırılmasını, riskli bölgelerde özel önlem alınmasını ve okul yönetimlerine destek sağlanmasını talep etti.
Arka plan: Okul güvenliği tartışmaları
Türkiye'de okul güvenliği uzun süredir tartışılan bir konu. Son yıllarda okul önlerinde yaşanan bıçaklı saldırılar, çete çatışmaları ve madde bağımlılığı gibi sorunlar velilerin ve eğitimcilerin tepkisini çekiyor. Eğitim-Sen, daha önce de birçok kez okul güvenliğiyle ilgili uyarılarda bulunmuş, MEB'in yeterli bütçe ayırmadığını savunmuştu. Sendika, 2023 yılında yayımladığı raporda, okulların yalnızca %30'unda güvenlik görevlisi bulunduğunu, kamera sistemlerinin ise yetersiz olduğunu belirtmişti. Bu bağlamda, Manisa'daki saldırı, mevcut önlemlerin ne kadar etkisiz kaldığını gözler önüne seriyor.
MEB'den konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Bakan Tekin'in önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Eğitim-Sen ise mücadelesini sürdüreceğini ve okul güvenliği konusunu takip edeceğini duyurdu. Sendika, tüm okullarda acil denetim yapılması ve sorumlular hakkında idari soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.
Olay, eğitim camiasında infial yarattı. Öğretmenler, veliler ve öğrenciler, sosyal medyada #OkulGüvenliği etiketiyle tepkilerini dile getiriyor. Uzmanlar, okul güvenliğinin sadece fiziki önlemlerle değil, aynı zamanda psikolojik destek ve sosyal politikalar ile sağlanabileceğini vurguluyor. Eğitim-Sen'in eylemi, iktidarın eğitim politikalarına yönelik eleştirilerin dozunu artırabilir. Önümüzdeki günlerde konunun Meclis gündemine taşınması bekleniyor. Kamuoyu, Bakan Tekin'in nasıl bir yanıt vereceğini ve somut adımların atılıp atılmayacağını yakından takip ediyor.