Isparta'da kuraklık tehlikesiyle gündeme gelen Eğirdir Gölü'nde son dönemde su seviyesindeki yükseliş, uzmanları ikiye böldü. Isparta Taşevi Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Ali Bal, göl tabanında biriken ot ve çamurun su seviyesini yanıltıcı şekilde yükselttiğini, aslında gölün ekolojik açıdan tehlike sinyalleri verdiğini açıkladı. Ali Bal, “30 yılın en iyi yağışı olarak adlandırılan bu dönem, gölün gerçek durumunu maskeliyor” dedi.
Ot ve çamur şişiriyor
Eğirdir Gölü'nde yıllardır devam eden kuraklık, son iki yılda yağışların artmasıyla yerini su seviyesinde gözle görülür bir artışa bırakmıştı. Ancak Ali Bal, yaptığı açıklamada bu artışın gölün derinliğini yansıtmadığını belirtti. Bal, “Göl tabanı yıllardır biriken otlar ve çamurla doluyor. Bu birikintiler su seviyesini yükseltiyormuş gibi gösteriyor, ancak aslında suyun hacmi artmıyor. Taban sürekli otla ve çamurla doluyor, bu da gölü şişiriyor” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu durumun göldeki ekolojik dengenin bozulduğuna işaret ettiğini vurguluyor.
Turizm ve balıkçılık tehdit altında
Eğirdir Gölü, bölge için hem turizm hem de balıkçılık açısından hayati önem taşıyor. Ancak artan ot yoğunluğu ve çamurlaşma, balık popülasyonunu olumsuz etkiliyor. Ali Bal, “Balıkların üreme alanları daralıyor, su kalitesi düşüyor. Bu durum sürdürülebilir balıkçılığı tehdit ediyor” dedi. Ayrıca göl çevresindeki otel ve restoranların da su seviyesindeki belirsizlikten endişe duyduğu belirtiliyor.
Yetkililere çağrı
Bal, yetkililere çağrı yaparak, “Gölün sağlığı için acilen bir eylem planı hazırlanmalı. Tabandaki birikintilerin temizlenmesi ve su kaynaklarının korunması gerekiyor. Aksi halde önümüzdeki yıllarda daha büyük bir kuraklık kriziyle karşı karşıya kalabiliriz” uyarısında bulundu. Isparta Valiliği ve DSİ yetkililerinin konuyla ilgili inceleme başlattığı öğrenildi.
Eğirdir Gölü'ndeki bu durum, iklim değişikliğinin etkilerini ve su kaynaklarının yönetimindeki zorlukları bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, yağışlardaki artışın geçici bir rahatlama sağlasa da uzun vadeli planlamaların yapılması gerektiğini vurguluyor. Doğal göllerin korunması için tarımsal sulama ve yer altı suyu kullanımının da yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.