İzmir merkezli 6 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla 44 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 45 kişi hakkında yakalama kararı bulunurken, bir şüphelinin yurt dışında olduğu belirtildi. Kamuoyunda 'üniversite skandalı' olarak yankı bulan olayda, kamu zararının 3 milyar lirayı bulduğu iddia ediliyor.
Operasyonun detayları
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen operasyon, İzmir merkezli olmak üzere Ankara, İstanbul, Aydın, Manisa ve Uşak'ta eş zamanlı gerçekleştirildi. Haklarında gözaltı kararı bulunan 45 şüpheliden 44'ü yakalanırken, bir kişinin yurt dışında olduğu tespit edildi. Gözaltına alınanlar arasında üniversitenin eski ve mevcut yöneticileri, satın alma birimi çalışanları ve bazı özel şirket yetkililerinin bulunduğu öğrenildi.
Suçlamalar ve iddialar
Şüpheliler hakkında 'ihaleye fesat karıştırma', 'rüşvet', 'edimin ifasına fesat karıştırma' ve 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçlamaları bulunuyor. İddialara göre, üniversitenin döner sermaye bütçesiyle yapılan alımlarda usulsüzlükler yapıldı, piyasa değerinin çok üzerinde fiyatlarla mal ve hizmet satın alındı, ihale süreçleri manipüle edildi. Bazı firmaların üniversiteye normal fiyatın 5-10 katı fatura kestiği ve aradaki farkın şüpheliler arasında paylaşıldığı öne sürülüyor.
Soruşturmanın arka planı
Soruşturma, Sayıştay denetim raporları ve İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları sonrası başlatıldı. 2022 yılında yayımlanan Sayıştay raporunda, Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'nün bazı alımlarında mevzuata aykırılıklar tespit edilmiş, bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçmişti. Soruşturma kapsamında daha önce üniversitenin üst düzey yöneticilerinden bazılarının ifadeleri alınmış, bilgisayar ve belgelere el konulmuştu.
Kamu zararının boyutu
İddianamede, usulsüz alımlar nedeniyle kamu zararının 3 milyar lirayı aştığı belirtiliyor. Bu rakam, üniversitenin son 5 yıldaki döner sermaye harcamalarının yaklaşık yüzde 20'sine denk geliyor. Uzmanlar, bu tür skandalların Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında bütçe yönetimindeki zafiyetleri ortaya koyduğunu ve daha sıkı denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Bağımsız değerlendirme
Ege Üniversitesi soruşturması, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verilebilirlik eksikliğinin önemli bir göstergesi. Özellikle döner sermaye işletmeleri, üniversitelerin mali özerklik alanları olarak daha az denetime tabi olabiliyor. Bu durum, benzer usulsüzlüklerin başka kurumlarda da yaşanma riskini artırıyor. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde tamamlanması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması, kamu vicdanının rahatlaması ve benzer olayların önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.