Ege Denizi'nde Türkiye ile Yunanistan arasında çakışan askeri tatbikat alanları nedeniyle yeni bir NOTAM (Havacılara Duyuru) krizi patlak verdi. Ankara, Atina'nın ilan ettiği NOTAM'ı geçersiz saydığını açıklarken, bölgedeki restleşme uluslararası kamuoyunda endişeyle izleniyor. A Haber'de yayınlanan bir analizde, bu tatbikatın gerçek bir savaşa dönüşebileceği uyarısı yapıldı. Kriz, iki ülke arasında son yıllarda artan gerilimin bir yeni halkası olarak değerlendiriliyor.
NOTAM Nedir ve Neden Önemli?
NOTAM, hava taşıtlarının güvenli seyri için yayımlanan, uçuş rotalarını ve askeri tatbikat sahalarını bildiren resmi bir duyurudur. Ege'de tarafların karşılıklı olarak ilan ettiği NOTAM'lar, askeri uçakların ve sivil havacılığın hangi bölgelerde uçabileceğini belirler. Türkiye, Yunanistan'ın 25 Şubat'ta yayımladığı NOTAM ile belirli bir bölgeyi tatbikat alanı ilan etmesine karşı çıkarak, bu duyurunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. Ankara, söz konusu NOTAM'ı geçersiz saydığını ve kendi ilan ettiği sahalarda tatbikat yapmaya devam edeceğini duyurdu.
Yunanistan ise kendi NOTAM'ının geçerli olduğunu ve tatbikatın planlandığı gibi süreceğini açıkladı. İki ülkenin ilan ettiği sahaların çakışması, bölgede tansiyonu yükseltti. Uzmanlar, benzer durumların geçmişte de yaşandığını ancak bu kez tarafların daha sert açıklamalar yaptığını belirtiyor.
A Haber'deki Analiz: “Bu Tatbikat Gerçek Bir Savaşa Dönüşebilir”
A Haber'de yayınlanan bir analiz programında, emekli askeri yetkililer ve güvenlik uzmanları, Ege'deki tatbikatın kontrolden çıkma riski taşıdığını vurguladı. Programda konuşan bir uzman, “Bu tatbikat gerçek bir savaşa dönüşebilir” ifadesini kullanarak, taraflar arasındaki iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini söyledi. Analizde, 1996 Kardak Krizi'ne benzer bir şekilde, küçük bir kıvılcımın büyük bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.
Türkiye ve Yunanistan arasında Ege'deki kıta sahanlığı, karasuları ve hava sahası sorunları yıllardır çözümsüz. Son dönemde doğalgaz arama faaliyetleri ve göçmen krizi gibi konular da gerilimi artırdı. NATO çatısı altında müttefik olan iki ülke, sık sık tatbikatlar sırasında karşı karşıya geliyor. 2020'de yaşanan Oruç Reis gerilimi, AB'nin devreye girmesiyle yatıştırılmıştı. Ancak şimdi benzer bir kriz, bu kez NOTAM üzerinden yaşanıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Diplomatik Çabalar
AB ve NATO yetkilileri, taraflara itidal çağrısı yaptı. AB Dış İlişkiler Servisi'nden yapılan açıklamada, “Ege'de istikrarın korunması için diyalog şart” denildi. NATO Genel Sekreteri, iki ülkenin askeri yetkilileri arasında görüşmelerin sürdüğünü belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı da tarafları provokasyondan kaçınmaya davet etti.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın NOTAM'ının hukuki dayanağı olmadığını ve uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu bildirdi. Bakanlık, “Türkiye, Ege'deki hak ve menfaatlerini korumaya kararlıdır” ifadesini kullandı. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise Türkiye'nin açıklamalarını “hayal ürünü” olarak nitelendirdi ve kendi NOTAM'ının geçerliliğini koruduğunu açıkladı.
Askeri Uzmanlardan Uyarılar
Emekli amiral Cem Gürdeniz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Ege'de tarafların sürekli olarak birbirlerinin tatbikat sahalarını ihlal ettiğini belirterek, “Bu tür karşılıklı NOTAM ilanları, kaza riskini artırır. Bir savaş uçağının yanlışlıkla düşürülmesi, savaşı başlatabilir” dedi. Güvenlik uzmanı Mete Yarar ise, “Türkiye'nin tavrı net. Yunanistan'ın oldubittiye getirme çabası kabul edilemez” diye konuştu.
Yunanistan tarafında ise emekli general Frangoulis Frangos, “Türkiye'nin Ege'deki iddiaları uluslararası hukuka aykırı. Yunanistan, egemenlik haklarını korumak zorunda” açıklamasını yaptı. Her iki ülkenin de NATO üyesi olması, olası bir çatışmanın ittifak içinde derin bir krize yol açacağı endişesini beraberinde getiriyor.
Ekonomik ve Siyasi Yansımalar
Ege'deki gerilim, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri de olumsuz etkiliyor. Turizm sezonunun yaklaştığı bu dönemde, tansiyonun yükselmesi, bölgeye yönelik seyahat rezervasyonlarını düşürebilir. Ayrıca, enerji alanında yürütülen müzakereler de sekteye uğrayabilir. Türkiye ve Yunanistan arasında 2023'te başlatılan yapıcı diyalog süreci, bu krizle birlikte askıya alınma riskiyle karşı karşıya.
Siyasi analistler, iki ülkenin iç siyasetinde de sert söylemlerin öne çıktığını belirtiyor. Türkiye'de seçim atmosferi, Yunanistan'da ise ekonomik sıkıntılar, liderlerin dış politikada tavizsiz bir görüntü çizmesine neden oluyor. Bu durum, diplomatik çözümü zorlaştırıyor.
Sonuç ve Beklentiler
Ege Denizi'ndeki NOTAM krizi, iki NATO müttefiki arasında yeni bir gerilim hattı oluşturdu. Tarafların karşılıklı geçersiz sayma açıklamaları, sahadaki tansiyonu düşürmeye yetmedi. Uluslararası çağrılar, diplomatik kanalların açık kalmasını sağlasa da, askeri tatbikatların planlandığı gibi devam etmesi, kaza riskini artırıyor.
Geçmişte benzer krizler, genellikle NATO veya AB arabuluculuğuyla yatıştırıldı. Ancak bu kez, küresel ve bölgesel konjonktürün daha karmaşık olduğu bir dönemdeyiz. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arayışları, Yunanistan'ın AB üyeliğini kullanarak destek arayışı, sorunun çok boyutlu olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki günlerde tarafların atacağı adımlar, Ege'de sıcak bir çatışmanın fitilini ateşleyip ateşlemeyeceğini belirleyecek. Sağduyunun galip gelmesi ve diyaloğun öne çıkması, hem bölge halkları hem de NATO için hayati önem taşıyor.