Edirne'de dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan şiddetli sağanak ve dolu yağışı, hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle tarım arazilerinde büyük hasara yol açan yağış, kent merkezinde de cadde ve sokakların göle dönmesine neden oldu. Meteoroloji verilerine göre metrekareye 50 kilogramın üzerinde yağış düşerken, dolu taneleri bazı bölgelerde ceviz büyüklüğüne ulaştı.
Ulaşımda aksamalar ve su baskınları
Yağış nedeniyle Edirne'de birçok cadde ve sokak su altında kaldı. Trafikte aksamalar yaşanırken, belediye ekipleri su tahliyesi için çalışma başlattı. Vatandaşlar araçlarıyla ilerlemekte güçlük çekerken, bazı araçlar su birikintilerinde mahsur kaldı. İtfaiye ekipleri, mahsur kalan araçlardaki kişileri tahliye etti.
Tarım arazilerinde büyük hasar
Edirne'nin önemli tarım merkezlerinden Hasırcıarnavut ve Köşk köylerinde ekili alanlar sular altında kaldı. Özellikle buğday ve ayçiçeği tarlalarında büyük zarar oluştuğu bildirildi. Edirne Ziraat Odası Başkanı, çiftçilerin zarar tespiti için çalışmalara başladığını ve devletten destek beklediklerini açıkladı. Bölgede dolu yağışı nedeniyle meyve ağaçlarının da zarar gördüğü belirtildi.
Edirne Tarım İl Müdürlüğü ekipleri, hasar tespit çalışmalarına başladı. İlk belirlemelere göre yaklaşık 10 bin dekar tarım arazisi olumsuz etkilendi. Çiftçiler, ürünlerinin büyük kısmının telef olduğunu ve bu durumun ekonomik kayıplara yol açtığını ifade etti. Edirne'de tarım, bölge ekonomisinin belkemiğini oluşturuyor.
Yetkililer, önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte yağışların yeniden etkili olabileceği uyarısında bulundu. Edirne Valiliği, olası sel ve su baskınlarına karşı vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı. Tarım sigortası yaptıran çiftçilerin, hasar tespitinin ardından sigorta şirketlerine başvurabileceği bildirildi.
Son yıllarda artan aşırı hava olayları, küresel iklim değişikliğinin etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Edirne'de yaşanan bu durum, tarımsal üretimin iklim değişikliğine karşı kırılganlığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, çiftçilerin erken uyarı sistemleri ve dayanıklı tohum çeşitleri gibi uyum stratejilerine yönelmesi gerektiğini vurguluyor.