Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusunda 15 Mayıs'ta yeniden patlak veren Ebola virüsü salgını, komşu ülke Uganda'yı harekete geçirdi. Uganda Sağlık Bakanlığı, sınır kapılarında ateş ölçümü ve sağlık taramalarını artırarak, olası bir virüs girişine karşı önlemleri üst düzeye çıkardı. KDC'de şimdiye kadar 6 vaka tespit edilirken, 2 kişi hayatını kaybetti.
Sınır Kapılarında Sıkı Denetim
Uganda hükümeti, KDC sınırındaki başlıca geçiş noktalarında termal kameralar ve sağlık ekipleriyle 7/24 gözetim başlattı. Yetkililer, ateş, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi belirtiler gösteren yolcuları derhal karantina altına alıyor. Uganda sağlık bakanı, 'Sınırlarımızı kapatmak istemiyoruz ancak halk sağlığı her şeyden önce gelir' dedi.
Ebola'nın Kısa Tarihi
Ebola, ilk kez 1976'da KDC ve Sudan'da eş zamanlı olarak tespit edildi. Virüs, yüksek ateş, iç kanama ve organ yetmezliğine yol açıyor, mortalite oranı yüzde 50'ye kadar çıkabiliyor. Son büyük salgın 2014-2016'da Batı Afrika'yı vurmuş, 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), KDC'deki yeni vakaları 'endişe verici' olarak nitelendiriyor.
Uganda'nın Altyapısı ve Riskler
Uganda, daha önceki salgınlardan ders çıkararak hızlı müdahale ekipleri kurmuştu. Ancak ülkenin yoğun nüfuslu mülteci kampları ve yetersiz sağlık altyapısı riski artırıyor. Sınır ötesi ticaret ve insan hareketliliği, virüsün yayılma potansiyelini yükseltiyor. DSÖ, Uganda'nın komşu ülkeye 3 bin doz aşı gönderdiğini ve aşılama kampanyası başlattığını açıkladı.
Bağımsız Değerlendirme
KDC'nin doğusundaki silahlı çatışmalar bölgenin sağlık sistemini zayıflatırken, Ebola ile mücadeleyi de güçleştiriyor. Uganda'nın proaktif önlemleri takdire şayan olsa da, virüsün yayılmasını engellemek için bölgesel iş birliği şart. Aşılama çalışmalarının hızlandırılması ve toplumsal bilinçlendirme kampanyaları, bu tür salgınların kontrolünde kritik rol oynuyor.