Duygu Bölükbaş'ın 2022 yılında evinin banyosunda havlupan askısına asılı halde ölü bulunmasıyla ilgili davada yargılama süreci yeniden başladı. Yargıtay'ın beraat kararını bozmasının ardından İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi, olayın aydınlatılması için kamera görüntüleri, HTS kayıtları ve diğer eksik delillerin toplanmasına karar verdi. Dava, genç kadının ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Mahkemenin delil kararları
Mahkeme heyeti, olay yerindeki kamera kayıtlarının incelenmesi, Duygu Bölükbaş'ın son görüştüğü kişilerin HTS kayıtlarının çıkarılması ve olay anındaki telefon sinyallerinin analiz edilmesi yönünde talimat verdi. Ayrıca, otopsi raporundaki çelişkili bulguların yeniden değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan ek rapor istendi. Duruşmada, Duygu'nun ailesinin avukatları, delillerin toplanması ve bilirkişi incelemesi yapılması talebinde bulunmuştu.
Davanın geçmişi ve çelişkiler
Duygu Bölükbaş, 27 Şubat 2022'de İstanbul Kadıköy'deki evinde ölü bulunmuştu. İlk soruşturmada intihar süsü verildiği iddia edilmiş, ancak yapılan otopside boyun bölgesinde kırıklar ve vücudunda darp izleri tespit edilmişti. Olayın ardından tutuklanan erkek arkadaşı, ilk duruşmada delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etmişti. Aile bu karara itiraz etmiş ve Yargıtay, beraat kararını bozarak dosyayı yerel mahkemeye geri göndermişti. Yargıtay, özellikle olay yerindeki kamera kayıtlarının silinmiş olması ve HTS kayıtlarının eksik incelenmesi gibi nedenlerle kararı eleştirmişti.
Toplumsal yankı ve adalet arayışı
Dava, kadına yönelik şiddet ve şüpheli ölümlerin aydınlatılması açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Kadın örgütleri, Duygu Bölükbaş'ın ailesine destek verirken, adaletin yerini bulması için sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Aile avukatı, "Mahkemenin delil toplama kararı sevindirici. Umarız bu kez gerçekler ortaya çıkar" dedi. Bir sonraki duruşma, eksik delillerin tamamlanmasının ardından görülecek.
Duygu Bölükbaş davası, şüpheli ölümlerde adli sürecin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yargıtay'ın bozma kararı, delillerin titizlikle toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kamuoyu, mahkemenin vereceği yeni kararı merakla bekliyor.