Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada kritik bir aşamaya gelindi. Edinilen bilgilere göre, üniversitenin rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli ve yeğeni Enes Şevli, 5 Mayıs tarihinde DNA örneği verdi. Alınan örneklerin soruşturma dosyasına eklendiği ve incelenmek üzere adli tıp laboratuvarına gönderildiği öğrenildi. Bu gelişme, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte görülüyor.
DNA örnekleri dosyaya eklendi
Rojin Kabaiş'in ailesinin avukatları tarafından yapılan açıklamada, 5 Mayıs'ta rektör Hamdullah Şevli ve yeğeni Enes Şevli'den DNA örneği alındığı ve bu örneklerin soruşturma dosyasına dahil edildiği belirtildi. Avukatlar, sürecin titizlikle takip edildiğini ve adaletin tecellisi için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti. DNA örneklerinin, olayla ilgili şüpheleri netleştirmek amacıyla karşılaştırma yapılacağı kaydedildi.
Soruşturma derinleşiyor
Rojin Kabaiş, geçtiğimiz aylarda Van'da kaybolmuş ve kısa süre sonra cansız bedeni bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında çok sayıda kişi ifade vermiş, bazı şüpheliler gözaltına alınmıştı. Ancak dosyanın kapanmasının ardından ailenin itirazları üzerine yeniden açılan soruşturmada yeni deliller toplanıyor. Rektör ve yeğeninden alınan DNA örnekleri, bu kapsamda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yönetimi ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Rektör Hamdullah Şevli'nin, ifadesinin ardından serbest bırakıldığı, ancak soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. Yeğen Enes Şevli'nin ise olay günü Rojin ile birlikte olduğu iddia edilen kişiler arasında yer aldığı iddiaları gündeme gelmişti.
Adli tıp incelemesi sürüyor
Alınan DNA örneklerinin, olay yerinde bulunan biyolojik izlerle karşılaştırılacağı belirtiliyor. Bu karşılaştırma sonucunda, rektör ve yeğenin olayla bağlantısının olup olmadığının netleşeceği kaydediliyor. Adli tıp uzmanları, DNA analizlerinin birkaç hafta sürebileceğini, sonuçların dosyanın seyrini değiştirebileceğini ifade ediyor.
Rojin Kabaiş'in ailesi, adaletin yerini bulması için mücadelelerini sürdürüyor. Aile, olayın aydınlatılmasını ve tüm sorumluların cezalandırılmasını talep ediyor. Kamuoyu, soruşturmanın sonuçlanmasını dört gözle beklerken, özellikle üniversite yönetiminin sürece dahil olması dikkat çekiyor.
Bu gelişme, Türkiye'de yüksek öğretim kurumlarında yaşanan şüpheli ölümlerin soruşturulmasına dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Rojin Kabaiş davası, üniversite öğrencilerinin güvenliği ve adalet arayışı açısından yakından takip ediliyor. Soruşturmanın bağımsız ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, toplumun adalet sistemine olan güveni açısından büyük önem taşıyor.
Olayın üzerinden geçen süreye rağmen, Rojin'in ailesi ve sevenleri için acı taze. Aile, Rojin'in ölümüyle ilgili tüm gerçeklerin ortaya çıkarılacağına inanıyor. Bu kapsamda, alınan DNA örnekleri ve yürütülen soruşturma, umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, şu ana kadar toplanan deliller ve tanık ifadeleri dosyada yerini aldı. DNA analiz sonuçlarının, önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. Sonuçlar, soruşturmanın kaderini belirleyecek nitelikte.
Rektör ve yeğeninin ifadeleri de dosyada mevcut. İfadelerde, olay gününe ilişkin neler anlattıkları ve DNA örneklerinin alınma sürecinin nasıl işlediği detaylı olarak kayıt altına alındı. Bu ifadelerin, DNA sonuçlarıyla birlikte değerlendirileceği ve çelişkilerin giderileceği ifade ediliyor.
Rojin Kabaiş'in ölümü, Van'da olduğu kadar tüm Türkiye'de yankı bulmuş, sosyal medyada geniş bir dayanışma ağı oluşmuştu. #RojinİçinAdalet etiketiyle yürütülen kampanyalar, ailenin sesini duyurmaya yardımcı oldu. Şimdi gözler, DNA test sonuçlarına ve soruşturmanın ilerleyen safhalarına çevrilmiş durumda.
Bu vaka, özellikle genç kadınların güvenliği ve üniversite kampüslerindeki güvenlik önlemlerinin yetersizliği konularını yeniden gündeme getirdi. Rojin'in ailesi, olayın takipçisi olacaklarını ve benzer acıların yaşanmaması için yetkililere çağrıda bulunuyor. Soruşturmanın titizlikle yürütülmesi ve şeffaf olması, toplumsal vicdanın rahatlaması açısından kritik önemde.