TercihHaber
Telegram
SON DAKİKA
Siyaset

Düşmanımın düşmanı: Uluslararası ittifakların değişken yüzü

✍️ TercihHaber 📖 2 dk okuma

Uluslararası ilişkilerde "düşmanımın düşmanı dostumdur" anlayışı, devletler arası stratejik ittifakların temelini oluşturur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sıkça kullandığı "Kimler, kimlerle beraber!" ifadesi, bu değişken dengeleri ironik bir dille özetler. Yakın dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler, ezeli düşmanlıkların bile pragmatik çıkarlar uğruna nasıl göz ardı edilebildiğini gösteriyor.

Jeopolitik ittifakların dönüşümü

Suriye iç savaşından Libya krizine, Doğu Akdeniz'deki enerji mücadelesinden Karabağ savaşına kadar pek çok bölgesel çatışma, ittifakların ne kadar hızlı değişebildiğini ortaya koydu. Türkiye, bir yandan NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini yürütürken, diğer yandan Rusya ile S-400 hava savunma sistemi anlaşması yaparak ittifaklar arası geçişkenliğin simgesi haline geldi. Benzer şekilde, İsrail ile normalleşme adımları ve Mısır'la düşmanlığın sona ermesi, Ankara'nın pragmatik yaklaşımını yansıtıyor.

"Kimler kimlerle beraber" söyleminin arka planı

Erdoğan'ın bu sözü, geçmişte birbirine düşman olan ülkelerin aynı safta yer almasına sık sık atıfta bulunur. Örneğin, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşması, Batı ittifakında şaşkınlık yarattı. Aynı şekilde, Körfez ülkeleri arasındaki Katar krizi, eski düşmanların bir anda müttefik haline gelmesine sahne oldu. Bu durum, uluslararası ilişkilerde ideolojinin değil, çıkarın belirleyici olduğunu gösteriyor.

Jeopolitik kırılmalar ve yeni arayışlar

Son yıllarda büyük güçler arasındaki rekabet, küresel ittifak sistemini yeniden şekillendiriyor. ABD'nin Asya-Pasifik'e odaklanması, Rusya'nın Ukrayna savaşıyla yeniden öne çıkması, Çin'in artan etkisi, Türkiye gibi orta büyüklükteki ülkeleri çok yönlü bir denge politikasına itiyor. Ankara, hem Batı ile ilişkilerini korumaya hem de Rusya, Çin gibi alternatif güç merkezleriyle işbirliği yapmaya çalışıyor. Bu denge arayışı, "düşmanımın düşmanı" mantığının günümüzde ne kadar geçerli olduğunu sorgulatıyor.

Bölgesel güç dengesi ve Türkiye'nin konumu

Türkiye, coğrafi konumu ve tarihi bağları nedeniyle birçok krizde kilit rol oynuyor. Karadeniz'de tahıl koridoru girişiminden, Kafkaslar'da arabuluculuk çabalarına kadar geniş bir alanda etkili olan Ankara, ittifaklarını sürekli güncelliyor. Ancak bu esneklik, kimi zaman güvenilirlik sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle Batılı müttefikler, Türkiye'nin Rusya'yla ilişkilerini yakından izliyor.

Uluslararası siyasette kalıcı dostluk veya düşmanlık olmadığı gerçeği, Türkiye'nin son dönemdeki dış politika hamlelerinde net bir şekilde görülüyor. "Düşmanımın düşmanı" anlayışının yerini, çıkar temelli ve taktiksel ittifaklar alıyor. Bu durum, özellikle Orta Doğu gibi istikrarsız bölgelerde, devletlerin pozisyonlarını sürekli gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Erdoğan'ın "Kimler kimlerle beraber" sözü, bu değişken jeopolitik ortamda sadece bir ironi değil, aynı zamanda bir gerçeklik tespiti olarak da okunabilir.

Etiketler:
uluslararasi-iliskiittifakjeopolitikdis-politika

İlgili Haberler

Türkiye’nin S-400 ikilemi: Neden satın alındı, neden ABD baskısı var
Siyaset

Türkiye’nin S-400 ikilemi: Neden satın alındı, neden ABD baskısı var

23 dk önce

Haziranda ikinci el araç fiyatları: Yıllık artış yüzde 15,4
Siyaset

Haziranda ikinci el araç fiyatları: Yıllık artış yüzde 15,4

28 dk önce

Erdoğan: Terörsüz Türkiye ile yeni bir hikaye başlayacak
Siyaset

Erdoğan: Terörsüz Türkiye ile yeni bir hikaye başlayacak

48 dk önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nurettin Topçu'yu anma mesajı yayımladı
Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nurettin Topçu'yu anma mesajı yayımladı

53 dk önce