Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından hazırlanan '2026 Küresel Kanser Durum Raporu', kanser vakalarındaki artışın kontrol altına alınmaması halinde 2050 yılına kadar yıllık yeni vaka sayısının 35 milyona yaklaşabileceğini ortaya koydu. Raporda, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerdeki sağlık sistemlerinin bu yükün altından kalkamayacağı vurgulanarak, acil ve kapsamlı önlemler alınması çağrısı yapıldı.
Küresel Kanser Yükü Artıyor
IARC verilerine göre, 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası tespit edildi ve 9,7 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Raporda, nüfus artışı, yaşlanma ve kanser risk faktörlerine (tütün kullanımı, obezite, hava kirliliği, enfeksiyonlar) maruziyetin artmasıyla birlikte, 2050'de yıllık vaka sayısının 35 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu, 2022'ye göre yaklaşık yüzde 75'lik bir artış anlamına geliyor.
Bölgesel Farklılıklar ve Risk Faktörleri
Rapor, kanser yükünün ülkeler arasında eşitsiz dağıldığını da gözler önüne seriyor. Gelişmiş ülkelerde meme, prostat ve akciğer kanseri gibi türler öne çıkarken, gelişmekte olan ülkelerde rahim ağzı, mide ve karaciğer kanseri daha yaygın. DSÖ, kanserin yüzde 30-50'sinin önlenebilir olduğunu belirterek, tütün kontrolü, aşılama (HPV ve Hepatit B), sağlıklı beslenme ve düzenli tarama programlarının yaygınlaştırılmasının kritik önem taşıdığını ifade etti.
Raporda ayrıca, kanser tedavisine erişimdeki adaletsizliklere dikkat çekildi. Düşük gelirli ülkelerde kanser hastalarının sadece yüzde 30'u gerekli tedaviye ulaşabilirken, bu oran yüksek gelirli ülkelerde yüzde 90'ın üzerinde. DSÖ, acil eylem planı kapsamında üye ülkelere ulusal kanser kontrol programlarını güçlendirme, erken teşhis merkezleri kurma ve temel ilaçlara erişimi artırma çağrısında bulundu.
Uzmanlardan Değerlendirme
Sağlık politikaları uzmanları, DSÖ'nün uyarısının ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtiyor. Kanserin küresel bir sağlık krizi haline gelmesini önlemek için hükümetlerin sağlık bütçelerini artırması, koruyucu hekimliğe yatırım yapması ve uluslararası iş birliğini güçlendirmesi gerekiyor. Aksi takdirde, 2050'de kanser, dünyanın en büyük hastalık yüklerinden biri haline gelecek ve sağlık sistemlerini çökme noktasına getirebilir.