Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde ortaya çıkan Ebola salgınının dört ayda 3 bin 475 kişinin hayatına mal olduğunu ve yoğun müdahalelere rağmen hızla yayılmaya devam ettiğini bildirdi. DSÖ yetkilisi Polain, henüz onaylanmış bir tedavisi bulunmayan salgının coğrafi olarak genişlediğini açıkladı. Salgın, ülkenin doğusundaki Kuzey Kivu ve Ituri bölgelerinde yoğunlaşırken, komşu ülkelere sıçrama riski de artıyor.
Salgının Seyri ve Müdahaleler
DSÖ verilerine göre, salgın ilk olarak Ağustos 2018'de Kuzey Kivu eyaletinde görüldü ve kısa sürede Ituri eyaletine yayıldı. Şu ana kadar 3 bin 475 ölüm vakası kaydedildi; bu, tarihteki en büyük ikinci Ebola salgını olma özelliğini taşıyor. 2014-2016 Batı Afrika salgınında 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti.
DSÖ ve ortakları, salgını kontrol altına almak için geniş çaplı aşı kampanyaları yürütüyor. rVSV-ZEBOV aşısı, sağlık çalışanları ve salgından etkilenen bölgelerdeki kişilerle temaslılarına uygulanıyor. Ancak, bölgedeki silahlı çatışmalar, toplumun sağlık ekiplerine güvensizliği ve lojistik zorluklar müdahaleleri sekteye uğratıyor. DSÖ yetkilisi Polain, "Görülmemiş müdahalelere rağmen salgın coğrafi olarak genişlemeye devam ediyor" dedi.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Salgın, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin yanı sıra komşu ülkeler Uganda, Ruanda ve Güney Sudan için de tehdit oluşturuyor. DSÖ, sınır bölgelerinde tarama ve aşı çalışmalarını artırmış durumda. Bununla birlikte, bölgedeki güvenlik sorunları ve sağlık altyapısının yetersizliği, salgının kontrolünü zorlaştırıyor.
Uluslararası toplum, salgına müdahale için ek fon ve kaynak sağlama çağrısında bulunuyor. Ancak, küresel ilginin azalması ve diğer krizlerin gölgesinde kalması, mücadeleyi olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, salgının durdurulamaması halinde bölgesel istikrarı tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor.
Ebola, temas yoluyla bulaşan ve yüksek ölüm oranına sahip bir viral hastalık. Belirtileri arasında ateş, kanama ve organ yetmezliği bulunuyor. Onaylanmış bir tedavisi olmasa da deneysel ilaçlar kullanılıyor. Salgının kontrolü için erken teşhis, izolasyon ve temaslı takibi kritik önem taşıyor.
DSÖ, salgının uluslararası bir halk sağlığı acil durumu oluşturmadığını ancak ciddiyetini koruduğunu belirtiyor. Kongo hükümeti ise salgınla mücadelede uluslararası desteğin yetersiz olduğundan yakınıyor.