AKP'li birçok bakan ve belediye başkanının adı yolsuzluk, ihale usulsüzlüğü ve şaibeli işlere karıştı. Ancak dokunulmazlık zırhı sayesinde bu isimler hakkında herhangi bir yargı süreci işletilemedi. Muhalefetin defalarca dile getirdiği yolsuzluk iddialarına rağmen, söz konusu isimler görevlerine devam ediyor. Peki, kim bu isimler ve hangi iddialarla gündeme geldiler? İşte AKP'nin dokunulmazlık kalkanı altındaki 5 ismi ve dosyaları...
1. Berat Albayrak: Enerji Bakanlığı Döneminde Tartışmalı İhaleler
Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevi sırasında birçok tartışmalı ihaleye imza attı. Özellikle 2015-2018 yılları arasında yapılan doğalgaz ve petrol arama ihalelerinde usulsüzlük iddiaları gündeme geldi. Albayrak döneminde, ihale şartlarının belirli şirketlere göre hazırlandığı ve kamu kaynaklarının israf edildiği öne sürüldü. Sayıştay raporlarında da bu ihalelere ilişkin eksiklikler tespit edildi, ancak Albayrak hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Bakanlığı döneminde imzalanan enerji anlaşmalarının şeffaf olmadığı ve milyarlarca dolarlık kamu zararına yol açtığı iddiaları ise hala yanıtlanmadı.
2. Süleyman Soylu: İçişleri Bakanlığı'ndaki Şaibeli İhaleler
Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görev süresi boyunca birçok ihale ve atama sürecinde adı yolsuzluk iddialarıyla anıldı. Özellikle emniyet teşkilatının araç alımları ve güvenlik sistemleri ihalelerinde, belirli firmaların kayrıldığı iddia edildi. Soylu'nun ayrıca, 2016 darbe girişimi sonrası yürütülen operasyonlarda usulsüzlük yaptığı ve liyakat sistemi dışında atamalar gerçekleştirdiği öne sürüldü. Muhalefet partileri, Soylu hakkında defalarca soruşturma açılması için Meclis'e önerge verdi, ancak AKP oylarıyla bu önergeler reddedildi. Soylu, görevden ayrıldıktan sonra da dokunulmazlığı sayesinde yargı önüne çıkarılmadı.
3. Murat Kurum: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda Kentsel Dönüşüm Skandalı
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kentsel dönüşüm projelerinde usulsüzlük iddialarıyla gündeme geldi. Özellikle İstanbul'da yürütülen büyük ölçekli dönüşüm projelerinde, ihale süreçlerinin şeffaf olmadığı ve arsa spekülasyonlarına göz yumulduğu iddia edildi. Kurum döneminde, deprem riski taşıyan bölgelerde yapılan dönüşümlerde müteahhitlere sağlanan avantajlar ve vatandaşların mağdur edildiği yönünde şikayetler arttı. Sayıştay denetimlerinde bazı projelerde mali usulsüzlükler tespit edilmesine rağmen, Kurum hakkında herhangi bir yargı işlemi başlatılmadı. Kurum şu an İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak siyasi hayatına devam ediyor.
4. Ekrem Yüce: Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, görev süresi boyunca birçok ihale ve imar planı değişikliğiyle ilgili yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kaldı. Özellikle şehir merkezinde yapılan büyük inşaat projelerinde, imar planlarının belirli müteahhitlere avantaj sağlayacak şekilde değiştirildiği öne sürüldü. Yüce hakkında, kardeşine ait şirketlere ihale verildiği iddiaları da gündeme geldi. Muhalefet, bu iddiaları yargıya taşımak istedi ancak Yüce'nin belediye başkanı olarak dokunulmazlığı bulunmadığı halde, savcılık tarafından herhangi bir soruşturma açılmadı. Yüce, halen görevine devam ediyor ve iddiaları reddediyor.
5. Fatma Şahin: Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, özellikle Suriyeli mültecilere yönelik projelerde ve yerel ihalelerde adı yolsuzluk iddialarıyla anıldı. Şahin döneminde, AB fonlarıyla finanse edilen projelerde usulsüzlük yapıldığı ve bu fonların amaç dışı kullanıldığı öne sürüldü. Ayrıca, şehirdeki imar planı değişikliklerinde akrabalarına ait şirketlere avantaj sağlandığı iddiaları da yerel basına yansıdı. Şahin hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı ve iddialar yargıya taşınamadı. Kendisi, iddiaları siyasi bir komplo olarak nitelendiriyor.
Dokunulmazlık Zırhı Nasıl İşliyor?
Türkiye'de bakanlar ve milletvekilleri, Anayasa'nın 83. maddesi kapsamında yasama dokunulmazlığına sahip. Bu dokunulmazlık, soruşturma ve kovuşturma yapılmasını Meclis'in iznine bağlıyor. Ancak AKP'nin Meclis çoğunluğu, kendi partisinden olan isimler hakkında dokunulmazlık dosyalarının görüşülmesine dahi izin vermiyor. Belediye başkanları için ise dokunulmazlık söz konusu değil; ancak yargı organlarının bu isimler hakkında harekete geçmemesi, muhalefetin "yargı bağımsızlığı" eleştirilerini derinleştiriyor. Uzmanlar, dokunulmazlığın kaldırılması için Meclis'te nitelikli çoğunluk gerektiğini, mevcut sistemde ise iktidar partisinin kendi üyelerini korumak için bu mekanizmayı kullandığını belirtiyor.
Muhalefetten Tepki: "Dokunulmazlık Adaletsizlik Getiriyor"
Muhalefet partileri, dokunulmazlık zırhının adaletsiz bir sistem yarattığını savunuyor. CHP ve İYİ Parti, sık sık bu isimlerle ilgili dosyaları Meclis gündemine taşısa da sonuç alamıyor. Muhalefet, dokunulmazlığın kaldırılması için çağrıda bulunurken, iktidar kanadı ise iddiaları "siyasi yıpratma" olarak değerlendiriyor. Kamuoyu araştırmaları, halkın büyük bir kısmının dokunulmazlıkların kaldırılmasını ve yolsuzluk iddialarının yargıya taşınmasını istediğini gösteriyor. Ancak mevcut siyasi konjonktürde bu talebin karşılık bulması zor görünüyor.
Sonuç: Hesap Verebilirlik Krizi
Türkiye'de dokunulmazlık kurumu, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle çelişiyor. AKP'li isimlerin yargı önüne çıkarılmaması, yolsuzlukla mücadelede ciddi bir güven erozyonu yaratıyor. Siyaset bilimciler, bu durumun demokrasi kalitesini düşürdüğünü ve halkın yargıya olan inancını sarstığını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde yerel seçimler ve genel seçimler öncesinde bu dosyaların yeniden gündeme gelmesi muhtemel. Ancak dokunulmazlık kalkanı aşılmadıkça, söz konusu isimlerin akıbetinde bir değişiklik beklenmiyor.