Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) 9 yeni dokunulmazlık fezlekesi gönderildi. Bu fezlekelerden 3’ü Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e ait. Meclis Başkanlığı’na ulaşan dosyalar, Anayasa ve Adalet Komisyonu’nda görüşülmeye başlanacak. Sürecin nasıl işleyeceği ve siyasi partilerin tutumu merak ediliyor.
Hangi milletvekilleri hedef alındı?
Gönderilen 9 fezleke arasında Özgür Özel’in yanı sıra farklı partilerden milletvekilleri de bulunuyor. Dosyaların içeriği kamuoyuna tam olarak yansımamış olsa da, suçlamaların siyasi konuşmalar, sosyal medya paylaşımları ve yürütülen soruşturmalar kapsamında olduğu belirtiliyor. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan fezlekeler, ilgili milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını talep ediyor.
Süreç nasıl ilerleyecek?
TBMM Başkanlığı’na ulaşan fezlekeler, öncelikle Anayasa ve Adalet Komisyonu’na havale edilecek. Komisyon, dosyaları inceleyerek bir rapor hazırlayacak. Ardından rapor, Genel Kurul gündemine alınacak. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için Genel Kurul’da salt çoğunluk (300 oy) aranıyor. Ancak bugüne kadar yapılan oylamalarda partilerin blok oy kullanması, sonucu belirleyici oluyor. Muhalefet partileri, dokunulmazlık fezlekelerinin siyasi amaçlı olduğunu savunurken, iktidar kanadı yargı sürecine müdahale edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Özgür Özel’in durumu
CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkındaki 3 ayrı fezleke, özellikle siyasi kulislerde dikkatle takip ediliyor. Özel’in, önceki dönemlerde yaptığı bazı açıklamalar ve eleştiriler nedeniyle hedef gösterildiği iddia ediliyor. CHP sözcüleri, fezlekelerin “hukuki değil, siyasi” olduğunu ve Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik herhangi bir girişime karşı direneceklerini açıkladı. Parti yetkilileri, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımayı da değerlendiriyor.
Geçmiş örnekler ve hukuki boyut
Türkiye’de milletvekili dokunulmazlıkları sıkça tartışılan bir konu. 2016 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle birlikte, çok sayıda milletvekili hakkında fezleke düzenlenmiş ve dokunulmazlıkları kaldırılmıştı. O dönemde HDP’li milletvekilleri yoğun olarak hedef alınmış, ardından bazı isimler tutuklanmıştı. Şimdi ise benzer bir süreç farklı siyasi aktörler için işliyor. Hukukçular, dokunulmazlık fezlekelerinin yargı bağımsızlığı ve siyasetin kriminalize edilmesi açısından taşıdığı risklere dikkat çekiyor. Bu fezlekelerin Meclis’te nasıl bir siyasi mücadeleye yol açacağı, önümüzdeki günlerde daha net görülecek.