Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yeni bir suç dosyası açıldı. Savcılık, Sonel'in dijital materyallerinde yaptığı incelemede, sosyal medya hesaplarını takip eden kişilere yönelik yasa dışı dinleme ve izleme faaliyetlerine ilişkin deliller tespit etti. Edinilen bilgilere göre, soruşturma kapsamında Sonel'in talimatıyla bazı muhalif isimlerin evlerine dinleme cihazları yerleştirildiği ve telefonlarına özel yazılımlar yüklendiği iddia ediliyor.
Dijital Deliller Suç Dosyasını Ortaya Çıkardı
İddianameye yansıyan detaylara göre, Sonel'in ele geçirilen cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemelerde, aralarında gazetecilerin ve muhalefet temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin kişisel verileri, konum bilgileri ve sosyal medya etkileşimleri kayıt altına alınmış. Ayrıca, bu kişilerin yakın çevresinin bilgileri de veri tabanında yer alıyor. Bu durum, soruşturmanın boyutunu genişletirken, Sonel'in danışmanı ve bazı emniyet mensupları da işin içinde olmakla suçlanıyor.
Soruşturma Derinleşiyor
Doku ailesinin avukatı, yapılan açıklamada "Bu deliller, mağdurların sadece fiziksel olarak değil, dijital olarak da susturulmaya çalışıldığını gösteriyor. Artık sadece bir cinayet davası değil, organize bir suç örgütüyle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. Savcılık, şüphelilerin ifadelerine başvururken, ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi için uzman bilirkişi heyeti atadı. Ayrıca, Sonel'in görev yaptığı dönemde başka illerde de benzer yasadışı operasyonlar yaptığı yönünde ihbarlar üzerine soruşturma genişletiliyor.
Sonel'in Geçmişi ve Suçlamalar
İçişleri Bakanlığı'nda valilik görevlerinde bulunan Tuncay Sonel, daha önce de görevini kötüye kullanma ve iftira suçlarından yargılanmıştı. Ancak bu soruşturma kapsamında ilk kez 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçlarıyla karşı karşıya. Gülistan Doku davası, 2019 yılında Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde kaybolan ve 2021'de cansız bedeni bulunan kadının ailesi tarafından başlatılmıştı. Davada şu ana kadar birçok üst düzey bürokratın adı geçti.
Bağımsız Değerlendirme
Bu yeni gelişmeler, Türkiye'de devlet görevlilerinin yetkilerini kötüye kullanma pratiğinin ne kadar derinleşmiş olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini hiçe sayan bu tür uygulamaların, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşması mümkün değil. Soruşturmanın bağımsız ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, hem adaletin tecellisi hem de kamu vicdanının rahatlaması açısından büyük önem taşıyor.