Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 6 Şubat 2023 depremlerinde Kahramanmaraş'ta bulunan Şehit Ömer Halis Demir Kız Öğrenci Yurdu'nda 13 sporcunun yaşamını yitirmesine ilişkin davada yerel mahkemenin verdiği beraat kararını bozdu. Daire, sanıklar hakkında daha ağır cezalar öngören maddelerden hüküm kurulması gerektiğine hükmetti. Karar, deprem faciasının ardından adalet arayan aileler için yeni bir umut ışığı olurken, kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.
Yerel Mahkemenin Beraat Kararı ve Temyiz Süreci
Olay, 6 Şubat 2023'te meydana gelen ve Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerde, Şehit Ömer Halis Demir Kız Öğrenci Yurdu'nun çökmesi sonucu 13 milli sporcunun hayatını kaybetmesiyle gündeme gelmişti. Yurt binasının deprem yönetmeliklerine aykırı olduğu ve gerekli güçlendirmelerin yapılmadığı iddiaları üzerine açılan davada, sanık olarak yargılanan dönemin yetkilileri ve müteahhitler yer alıyordu.
Yerel mahkeme, yapılan yargılama sonucunda sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermişti. Kararın avukatlar ve aileler tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a taşınmıştı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yaptığı incelemede, yerel mahkemenin eksik inceleme ve yanlış değerlendirme yaptığına hükmederek beraat kararını bozdu.
Yargıtay'dan Emsal Nitelikte Gerekçe
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bozma kararında, sanıkların "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan cezalandırılmaları gerektiği vurgulandı. Yerel mahkemenin ise sanıkların "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması gerektiği yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğu belirtildi. Daire, depremin bir doğal afet olduğu ancak binaların yapımındaki kusurların ve denetim eksikliklerinin ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Bozma kararında, yurt binasının projesine aykırı inşa edildiği, kolonlarda ve kirişlerde ciddi statik sorunlar bulunduğu ve deprem yönetmeliklerine uyulmadığı yönündeki bilirkişi raporlarına dikkat çekildi. Ayrıca, deprem öncesinde yapılan denetimlerin yetersiz olduğu ve binanın güçlendirilmesi için gerekli adımların atılmadığı kaydedildi. Yargıtay, bu unsurların sanıkların kusurunu ortaya koyduğunu ve daha ağır ceza öngören bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti.
Yeniden Yargılama İçin Dosya Yerel Mahkemede
Yargıtay'ın bozma kararı sonrası dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderildi. Yerel mahkeme, Yargıtay'ın bozma kararına uyacak ve sanıkları yeniden yargılayacak. Bu süreçte sanıkların tutukluluk durumları da yeniden değerlendirilecek. Aileler ve avukatları, Yargıtay'ın kararını memnuniyetle karşılarken, sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Depremde kızını kaybeden bir baba, yaptığı açıklamada "Yargıtay'ın bu kararı, yüreğimizdeki acıyı bir nebze dindirdi. Beraat kararı bizleri derinden yaralamıştı. Şimdi umutluyuz, adaletin tecelli edeceğine inancımız tam" dedi. Spor camiası da kararı yakından takip ediyor. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve spor federasyonları, sürecin sonuna kadar izleneceğini açıkladı.
Deprem Sonrası Adalet Arayışı Sürüyor
Bu dava, depremde hayatını kaybeden binlerce kişinin ailesinin adalet arayışının sembol davalarından biri haline geldi. 6 Şubat depremleri sonrası birçok kamu binası ve özel yapı için açılan davalarda, bilirkişi raporları ve teknik incelemeler büyük önem taşıyor. Yargıtay'ın bu kararı, benzer davalardaki delil değerlendirmeleri açısından da emsal niteliği taşıyor. Hukukçular, bilinçli taksir suçunun unsurlarının bu kadar geniş yorumlandığı bir kararın, diğer deprem davaları için de yol gösterici olacağını belirtiyor.
Deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalan Türkiye'de, yapı stokunun güvenliği ve denetim mekanizmalarının etkinliği, uzun süredir tartışılan konular arasında. Bu dava, sadece bir ceza davası olmanın ötesinde, kamuoyunun afetlere karşı duyarlılığını artıran ve sorumluların cezalandırılması yönündeki beklentiyi güçlendiren bir süreç olarak değerlendiriliyor.