Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi kapsamında iade edilen şişe ve kutuların dönüşüm yolculuğunu sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kurum, paylaşımında DOA sistemine olan ilginin son bir yılda üç kat arttığını belirterek, geri dönüşüm sürecinin adım adım nasıl işlediğini görüntülerle aktardı. Sistem, 1 Temmuz 2026 itibarıyla zorunlu hale gelecek ve tüm illerde uygulanacak. Şu anda pilot bölgelerde faaliyet gösteren DOA makineleri, vatandaşların atık şişe ve kutularını iade ederek depozito bedelini hesaba aktarmasını sağlıyor.
DOA sistemi nasıl çalışıyor?
Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, tüketicilerin plastik, cam, metal ve pet şişe gibi ambalajları iade etmelerini teşvik ediyor. Vatandaşlar, anlaşmalı marketlerde bulunan iade makinelerine ambalajları atarak her bir ürün için belirlenen depozito bedelini alıyor. Toplanan ambalajlar daha sonra yetkili geri dönüşüm tesislerine taşınıyor. Bakan Kurum’un paylaştığı görüntülerde, atık şişelerin önce sınıflandırıldığı, ardından preslenerek balya haline getirildiği ve bu balyaların geri dönüşüm fabrikalarına gönderildiği görülüyor. Fabrikalarda plastik şişeler eritilerek granül hammaddeye dönüştürülüyor; cam şişeler ise kırılarak yeniden cam üretiminde kullanılıyor. Metal kutular da benzer bir süreçle preslenip eritiliyor.
İlgi üç kat arttı
Bakanlık verilerine göre, DOA sistemine olan talep 2023 yılına kıyasla 2024’te yüzde 200’ün üzerinde arttı. Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte geri dönüşüm oranlarında da belirgin bir yükseliş gözleniyor. Türkiye’de yıllık 20 milyar adet cam, plastik ve metal ambalaj tüketilirken, bunun yalnızca yüzde 15’i geri dönüşüme kazandırılabiliyordu. DOA sayesinde bu oranın 2030’da yüzde 33’e çıkarılması hedefleniyor. Bakan Kurum, “Vatandaşlarımızın duyarlılığı sayesinde her gün milyonlarca şişe doğaya karışmadan ekonomiye kazandırılıyor” ifadelerini kullandı.
Sistem ekonomik ve çevresel fayda sağlıyor
DOA sistemi, sadece çevreyi korumakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomiye de katkı sunuyor. Geri dönüştürülen her ton plastik, ham madde ithalatını azaltarak döviz tasarrufu sağlıyor. Ayrıca atık miktarının azalması, belediyelerin çöp toplama ve bertaraf maliyetlerini düşürüyor. Sistem sayesinde karbon emisyonlarında da azalma bekleniyor. Bakanlık, DOA’nın tamamen devreye girmesiyle yılda 500 bin ton plastik, 1 milyon ton cam ve 200 bin ton metalin geri dönüştürüleceğini öngörüyor.
Zorunlu uygulama 2026’da
1 Temmuz 2026 itibarıyla DOA sistemi tüm ülke genelinde zorunlu hale gelecek. Bu tarihten itibaren her market, depozito iade makinesi bulundurmak zorunda olacak. Ayrıca üreticiler, ambalajlarının depozito bedelini ürün fiyatına yansıtacak. Sistemin başarısı için vatandaşların bilinçlenmesi ve iade alışkanlığının yaygınlaşması kritik önem taşıyor. Bakan Kurum, “Hedefimiz, atık ambalajların yüzde 90’ına yakınını toplamak. Bu, ancak herkesin katılımıyla mümkün” dedi.
Türkiye’de çevre politikaları giderek daha somut adımlarla hayata geçiyor. DOA sistemi, sıfır atık hedefi doğrultusunda önemli bir yapı taşı olarak öne çıkıyor. Benzer uygulamalar Almanya, Norveç gibi ülkelerde başarıyla yürütülürken, Türkiye sahip olduğu genç nüfus ve artan çevre bilinci sayesinde bu alanda hızla mesafe kat ediyor. Sistemin en büyük sınavı, vatandaşın günlük hayattaki alışkanlıklarını değiştirmek olacak.